GEBELİK TAKİBİ VE DOĞUM

  • Gebelik öncesi danışma ve değerlendirme
  • Dört boyutlu ultrasonografi
  • İkili tarama testi (Double Test)
  • Üçlü tarama testi (Triple Test)
  • Dörtlü tarama testi
  • NT (Ense kalınlığı) ve NB (burun kemiği) ölçümü
  • NST (Bebeğin kalp atımını değerlendirir)
  • Doppler sonografi (Bebeğe giden kan akımını gösterir)
  • Anne kanından Down Sendromu Tanı Testi (Kan Örneği İstanbul bağlantılı yurt dışına gitmektedir.)
  • Riskli gebelik takibi
RİSKLİ GEBELİKLER

Hamilelik doğal bir dönemdir. Kimi durumlarda hamilelik gerçekleşmeden önce anne adayının vücudunda hali hazırda mevcut olan hastalıklar ya da gebelikten do­layı daha sonra hamilelik dönemi kendini gösteren problemler farklı risklerin meydana çıkmasına yol açabilir. Bu durumdaki hamileliklere riskli gebelik ya da yüksek riskli gebelik ismi verilir. Riskli ve yüksek riskli gebelikler kimi şartlarda hamile anne adayının ve anne karnındaki bebeğin sağlığını tehdit etmenin yanında, hayatlarını dahi riske atabilir. Riskli ve yüksek riskli gebelikler, kesinlikşe bir riskli gebelik uzmanı yani perinatolog ismi verilen uzmanlar tarafından takip edilmelidir.

Riskli gebeliğe yol açan sebepler nedir?

Şayet anne adayı 18 yaşın altında ya da 35 yaş üstünde ise,
Anne adayında tansiyon, guatr, şeker, kalp, karaciğer, kolajen doku hastalıkları, damar ve diğer yapıları tutan hastalıklar gibi hamilelikle ilgisi olmayan, hamile kalmadan önce zaten mevcut olan sistemik hastalıklar mevcut ise,
Anne adayı çok zayıf ya da çok şişman ise,
Anne adayı ve baba adayı arasında kan bağı mevcut ise,
Anne adayı herhangi bir sebeple ilaç kullanıyor ise,
Anne adayı sigara ya da alkol tüketiyor ise,
Anne adayının tekrarlayan düşük geçmişi mevcut ise,
Anne adayının hamilelik dönemi öncesinde hiçbir sağlık sorunu mevcut olmasa dahi, hamilelik gerçekleştikten sonra tamamen hamilelikten dolayı meydana gelen gebelik problemleri mevcut ise riskli gebelikten söz edilebilmektedir.
Hamile anne adayından dolayı gerçekleşen gebelik dönemi problemleri
Gebelik diyabeti (gebelikte şeker hastalığı)
Hamilelik ile ortaya çıkan hipertansiyon, preeklampsi, eklampsi, toksemi gibi gebelik zehirlenmeleri
Gebelikte meydana gelen vajinal kanamalar
Hamilelikte rahim ağzı yetmezliği
Hamilelikte suların erken gelmesi
Gebelikte erken doğumun söz konusu olması

Bebek kaynaklı gebelik dönemi problemleri

Çoğul ve ikiz hamilelikler
Bebekte gelişme geriliği
Bebeğin suyunun beklenenden az olması
Bebeğin suyunun beklenenden fazla olması
Bebekte kan uyuşmazlığı
Bebekte sakatlıklar

BEBEĞİN SAĞLIK DURUMUNU GÖSTEREN YENİ BİR TEST: FETAL  DNA TESTİ

Tıp dünyasının uzun yıllardır bebeğin sağlık durumunu gösteremede kolay ucuz ve risksiz bir yöntem arayışı  nihayet son buldu. Şimdiye kadar amniosentez (karından su alma), kordosentez (anne karnında bebeğin göbek kordonundan kan alma) ve CVS (vajinal yoldan rahim ağzından girilip gebelik ürününden hücre alınması) gibi invaziv ve dolayısıyla korkutucu yöntemler yavaş yavaş tarihe karışacak gibi.

Şimdiye kadar kullandığımız bu testler düşük riski, geç haftalarda yapılması, sonuçların daha uzun sürede çıkması gibi bazı sıkıntılarla karşıkarşıya gelmemize sebep oluyordu.

KROMOZOM ANOMİLİSİ NEDİR?
İnsanlarda genetik bilgiyi taşıyan 23 çift kromozom bulunur. Normalde 2 kopya olarak bulunan kromozomlardan herhangi birisinin 3 kopya olarak bulunması trizomi yani kromozom anomalisidir.  Bir kromozom segmentinde küçük bir kayıp ile kedini gösteren duruma delesyon sendromları , X ve Y (cinsiyet kromozomları) kromozumunda fazlalık veya eksikle oluşan durumada  gonozomal anomaliler denir.   Bu durumlarda çocukta zihinsel ve bedensel özürler görülebilir.
Fetal DNA testi kimlere yapılır?

Anne adayının kanında tüm gebelik boyunca bebeğe ait bazı hücreler dolaşır. İncelemede anne kanında serbest olarak dolaşan fetusa ait yani fetal DNA ileri bir teknolojik yöntemle bulunarak incelemeye alınmaktadır (cffDNA= cell free fetal DNA = serbest fetal DNA). Bu sayede  bebeğin kromozom yapısı incelenebilmektedir.

Her hamile kadın karnında kromozomal bozukluk taşıyan bir bebek taşıma riski ile karşı karşıyadır. Bu riskin arttığı durumlar şöyle sıralanabilir:

– 35 yaş ve üstü gebelerde

–  Ultrason taramalarında anomali riskini işaret eden bulgular varlığında

– Trizomi açısından riskli öykülerde (önceki gebelikte özürlü çocuk )

–  Ebeveynlerde belli risk faktörü varlığında (dengeli translokasyon)

–  İkili , üçlü , dörtlü testde yüksek  risk görülmesi

– Şiddetli ebeveyn anksiyetesi

Fetal DNA Testi ile saptanabilen anomaliler

Trizomi21 (Down sendromu)
Trizomi18 (Edwards sendromu)
Trizomi13 (Patau Sendromu
45,X0 (Turner sendromu)
47,XXY (Klinefelter sendromu)
47,XXX (Triple X sendromu)
47,XYY (XYY sendormu)
Trizomi 16
5p (Cri-du-chat sendromu)
Trizomi 22 22q (DiGeorge sendromu)
1p36 delesyon sendromu
15q (Angelman sendromu)
15q (Prader-Willi sendromu)

Testin Avantajları
1. Kolay

10 hafta üstü gebeliklerde uygulanabilir. Kan alma işlemi dışında herhangi başka bir işlem yapılmaz. Özel bir transfer şekli gerektirmez. 10 işgünü  içinde sonuçlanır.

2. Kesin

Test 10,000 de 1 yanılma payı ile sonuç verir. Bu oran tıpta kesine yakın bir sonuçtur.

3. Güvenli

Işlem basit bir kan testi gibi sadece anneden bir tüp kan alınmasıdır.

Şuan için tek sorun maliyet ancak testin daha yaygın kullanılacağını düşünürsek önümüzdeki yıllarda dahada ucuz bir test olacaktır.

YAŞAR ÇEĞİL
İkili – üçlü – Dörtlü Tarama Testleri
  • İlk trimester tarama testi (11-14 hafta testi, İkili test) kısaca PAPP-A ve serbest B -hCG adı verilen iki hormonun kanda ölçülmesi ile yapılan bir tarama testidir.
  • İkili test

Down sendromu taramasında üçlü teste göre daha yeni bir testtir.

  • Üçlü test

e göre avantajı daha erken yapılması ve gereken ileri tetkiklerin daha erken uygulanmasına ve Down sendromlu bebeğin daha erken gebelik haftalarında teşhis edilebilmesine olanak sağlamasıdır .

Bunun dışında yapılan çalışmalar bu testi Down sendromu için üçlü teste göre biraz daha duyarlı olduğunu ortaya koymuştur.İlk trimester tarama testi gebeliğin 11-14 haftalarında ultrasonografi cihazı yardımıyla bebeğin ense pilisi kalınlığının (NT) ölçülmesi ve anne kanında PAPP-A (Pregnancy associated plasma protein) ve free B-HCG ölçülmesine dayanır.İkili testte bebeğin baş-popo mesafesi (CRL) ,ense pilisi kalınlığı (NT) ,anne kanında PAPP-A ve B-HCG değerleri saptandıktan sonra özel bir programla risk analizi yapılır ve bebeğin Down Sendromu ve Trizomi 18 için bir risk oranı verilir. İkili testte verilen sonuç sadece bir olasılıktır.

Sonuçta riskin yüksek bulunması bebeğin Down sendromlu olduğunu göstermez. Sadece ileri tetkik gerekliliğini gösterir.Yine test sonucunda riskin düşük çıkması da bebeğin Down Sendromu ya da trizomi 18 olmadığını göstermez.Yalnızca riskin düşük olduğunu ileri tetkik yapmanın gereği olmadığını gösterir. ÜÇLÜ TEST Üçlü Üçlü tarama testinde adından da anlaşıldığı üzere anne adayından alınan kan örneğinde 3 değişik maddenin incelemesi yapılır bunlar, gelişmekte olan fetusun ve plasentanın ürettiği alfa-fetoprotein (AFP), koryonik gonadotropin (HCG) ve östriol (E3) dür.

Gebe bir kadının kanında bu üç madde de normalde bulunur. Bu maddelerin anne kanındaki düzeyleri normal olmayan hamileliklerde sapmalar gösterir.

Üçlü test incelemesi sayesinde down sendromu (trizomi 21), nöral tüp defekti ve trizomi 18 adı verilen genetik hastalığın bebekte olma olasılığı saptanmaktadır. Üçlü test hamileliğin 15 ile 22. haftaları arasında yapılabilir.

Ancak en tatminkar sonuçlar 16-18. haftalarda yapılan incelemelerde elde edilmektedir. Bu nedenle testin bu haftalar içinde yapılması idealdir. Test sonucunun sağlıklılığı belirleyen en önemli faktör gebelik haftasının doğru bilinmesidir. Bu amaçla genellikle ultrasondan yararlanılarak gerçek gebelik haftası belirlenir. Üçlü test ile ilgili en önemli nokta bunun tanı koyduran bir test değil sadece yüksek risk taşıyan ve kesin tanı koyduracak ileri testlerin yapılmasına gerek olan bireyleri belirlemeye yarayan bir tarama testi olduğudur. İleri test ile kastedilen amniyosentezdir. Amniyosentez her hamile kadında yapılması gerekli olan bir test değildir. Kimlerde yapılıp kimlerde yapılmayacağına karar verirken üçlü test, ikili test, ultrason bulguları, aile ya da tıbbi özgeçmiş dikkate alınarak karar verilir.

  • Dörtlü Test

Dörtlü Test ile 16 – 18. gebelik haftalarında anneden alınan kan örneğinde üçlü testteki maddelere ek olarak ”Dimetrik İnhibin A ” düzeyi saptanır ve elde edilen değerlerle bebeğin Down sendromlu olma olasılığı belirlenmeye çalışılır. İnhibin A normalde kadınlarda yumurtalıklardan, erkeklerde de testislerden salgılanan bir hormondur. Gebelikte de plasentada sentez edilmektedir. Bebeğin Down Sendromlu olduğu gebeliklerde İnhibin – A düzeyinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Tarama testlerinde anne kanında ölçülen tüm maddelerin Down sendromunun belirlenmesindeki hassasiyetlerinin sınırlıdır. Ölçülen maddelerin sayısının arttırılması nın bu nedenle testin hassasiyetini arttıracağı kabul edilir.

  • Amniosentez
  • NIPT
  • NST ( Non Stress Test )
Gebelik takibi gebeliğin başından doğum sonrasına kadar anne ve bebeğin durumunu değerlendirmek, anne-babayı bilgilendirmek, anne ve bebekle ilgili olası sorunları önlemek veya tespit etmek amacıyla yapılan muayenelerdir. Bu muayenelerin gebelik oluşmadan önce çiftlerin gebelik planladığı anda başlaması daha doğrudur çünkü bu durumda gebelikten önce annede gebelikle ilgili veya başka konuda bir problem varlığı araştırılır, gebeliğe hazırlık için vitamin ve gerekirse başka ilaçlar verilir, aile gebelik hakkında bilgilendirilir, böylece annenin gebeliğe en sağlıklı şekilde başlaması sağlanır.

DOĞUM

  • Normal vajinal doğum
  • Epidural anestezi ile (prenses) doğum
  • Sezaryen doğum
  • Sezaryen sonrası vajinal doğum
  • Kordon kanı alınması
Normal Doğum

Doğumhanede Sizi Bekleyen Aşamalar

Normal Doğum Görüntüleri

Normal Doğum Nasıl Yapılır (Video)

Doğum Nasıl Gerçekleşir (Video)

Bebeğin Doğum Kanalına İnmesi

Normal Doğumun Faydaları

Çok Fazla Doğum Yapmak Zararlı Mı?

Normal Doğum Ne Kadar Sürer?

Doğal Doğum
Lamaze Yöntemi İle Doğal Doğum
Hypnobirthing (Hipnoz Tekniği İle Doğum)
Doğumda Nefes Teknikleri
Doğumda Ikınma Teknikleri
Sezaryen Sonrası Normal Doğum
Suda Doğum
Doğumun Başladığı Nasıl Anlaşılır?
Nişan Gelmesi
Amniyotomi (Su Kesesinin Açılması)
Doğumun Evreleri
Tahmini Doğum Tarihi Nasıl Hesaplanır?
Gebeliğin Kaçıncı Haftasında Doğum Olur?
Doğumun Nasıl Olacağı Ne Zaman Belli Olur?
Evde Doğum
Doğum Öncesi İzni
Doğuma Giderken Yanınızda Götürülecekler
Perine Masajı
Gebelikte Çatı Muayenesi Nedir? Nasıl Yapılır?
Pelvimetri
Normal Doğum Yapanlara Öneriler
Normal Doğumdan Sonra Cinsel İlişki
Doğum Ağrısı:

Doğum Ağrısı (Doğum Sancısı)
Gerçek ve Yalancı Doğum Sancıları
Doğum Ağrısını Azaltmak İçin Tıbbi Yöntemler
Ağrısız Normal Doğum (Epidural)

Suni Sancı:
Suni Sancı (İndüksiyon)
Suni Sancı Neden Verilir?
Suni Sancı Nasıl Verilir?
Suni Sancının Yan Etkileri ve Riskleri
Doğum Kesisi (Epizyotomi):
Epizyotomi (Doğum Kesisi)
Doğum Kesisi Dikişlerinin Bakımı
Doğum Kesisine Bağlı İzlerin Düzeltilmesi
Sezaryen:
Sezaryen Ameliyatı
Sezaryen Dikişleri
Sezaryen Sonrası Yara Yeri Enfeksiyonu
Ameliyat Sonrası Dikiş İzleri
Spinal- Epidural ile Sezaryen
Normal Doğum mu Sezaryen mi?
Sezaryen Kaçıncı Haftada Yapılır?
Kaç Kere Sezaryen Olunur?
Normal Doğuma Engel (Sezaryen Gerektiren) Durumlar
İkiz Gebeliklerde Normal Doğum Mu? Sezaryen Mi?
Sezaryenin Faydaları ve Avantajları
Sezaryenin Zararları, Riskleri
Sezaryen Oranı Neden Artıyor?
Türkiye’de ve Dünyada Sezaryen Oranları
Sezaryen Sonrası Ağrı
Sezaryen Öncesi Hazırlıklar Ve Yapılması Gerekenler
Sezaryen Sonrası Öneriler ve Yapılması Gerekenler
Sezaryen Sonrası Cinsel İlişki
Sezaryen Videoları, Görüntüleri İzlemek
Sezaryen Sonrası Karın (Göbek Eritme) Egzersizleri
Sezaryen Veya Normal Doğumdan Sonra Korse Kullanmak
Sezaryen Ameliyatının Tarihçesi
Perimortem Sezaryen
Erken Doğum:

Erken Doğum (Preterm Doğum)
Erken Doğum Belirtileri Nelerdir?
Erken Doğum Nedenleri
Bebeğin Akciğer Gelişimi İçin İlaç Uygulanması
Gebelikte Servikal Uzunluk
Erken Doğumu Önlemek Amacıyla Progesteron Tedavisi

Diğer Yazılar:

Ölü Doğum – Anne Rahminde Bebeğin Ölmesi
Makat Geliş (Bebeğin Ters Durması)
Alın Geliş
Yüz Geliş

Bebeğin Kafasının Ters Durması (Oksiput Posterior)
Malprezentasyonlar (Doğumda Prezentasyon Bozukluğu)
Distosi (Zor Doğum)
Omuz Distosisi (Omuz Takılması)
Baş Pelvis Uygunsuzluğu (BPU, CPD)
Hamile Eğitim Merkezleri (Doğum Öncesi Hazırlık Kursları)
Doula (Doğum Yardımcısı, Doğum Destekçisi)
Doğum Jeli
Doğumdan Sonra Bebeğin Kafasında Şişlik Olması
Uterin Rüptür ve Dehisens (Rahim Yırtılması)
Uterin İnversiyon
Uterin Atoni
Mekonyum Aspirasyon Sendromu
Presipite doğum (Hızlı Doğum)
Kordon Sarkması (Umblikal Kord Prolapsusu)
DOĞUM SONRASI – LOHUSALIK DÖNEMİ
Lohusa.
Doğumdan Sonra Kilo Vermek ve Egzersiz .
Sezaryen Veya Normal Doğumdan Sonra Korse Kullanmak.
Doğum Sonrası Anne ve Meme Bakımı.
Doğum Sonrasında Oluşabilecek Sorunlar.
Hamilelikte ve Doğumdan Sonra İdrar Kaçırma.
Doğum Sonrası Aşırı Kanama (Postpartum Kanama).
Doğumdan Sonra Ne Zaman Adet Olunur?.
Doğumdan Sonra Adet Düzensizliği Ve Adet Görememe.
Doğum Sonrası Korunma Yöntemleri.
Gebelikler Arasında Ne Kadar Ara Vermek Gerekir?
Gebelikte ve Lohusalıkta Cinsellik.
Doğum Sonrası Görülen Psikiyatrik Bozukluklar.
Doğum Sonrası Ateş ve Enfeksiyonlar.
Postpartum Endometrit (Doğum Sonrası Rahim Enfeksiyonu).
Lohusada Meme İltihabı (Puerperal Mastit).
Sheehan Sendromu.
EMZİRME VE ANNE SÜTÜ
Emzirme.
Anne Sütü.
Anne Sütünün Bebeğe Faydaları.
Emzirmenin Anneye Faydaları.
Emziren Annenin Beslenmesi.
Annenin Süt Miktarını Etkileyen Faktörler.

Emzirirken Sigara İçmek Bebek İçin Zararlı Mı?
Emzirirken Alkol Kullanmak Bebek İçin Zararlı Mı?

Doğum Belirtileri

Büyük gün yaklaştıkça, ne zaman doğum yapmak üzere olduğunuzu bilip bilmeyeceğinizi merak edebilirsiniz. Kaygılanmayın: Bir kadının vücudu hemen hemen her zaman ona ihtiyacı olan sinyalleri verir ve onları tanımak için iç bilgeliği sağlar.

Doğumun Yaklaştığını Gösteren Belirtiler

Bir veya iki gün içinde doğum yapacağınızın iki ana göstergesi vardır.

1. Membran (amniyotik kese) yırtılması

Buna su gelmesi dendiğini de duymuş olabilirsiniz. Keseden dışarı akan net amniyotik sıvı miktarı kadın kadına farklıdır. Bazen sadece küçük bir damlama, bazen de akıntı olabilir. Şaşırtıcı biçimde, doğumun bu ilk habercisi kadınların yüzde 25’ten az kısmında ilk belirtidir; doğumdan önce değil doğum sırasında olabilir. Ama doğumdan önce olursa, büyük ihtimalle doğum 24 saat içinde başlayacak demektir. Suyunuz gelirse, derhal doktorunuza veya ebeye haber verin. Ne zaman geldiğini, renk ve sıvı miktarını ve kötü koku olup olmadığını not edin. Tüm bu bilgileri doktorunuza bildirin.

2. Kan gelmesi

Kasılmalar başlamadan bir ya da iki gün önce, pembemsi veya kan lekeli mukus akıntısı görebilirsiniz. Bu “kan gelmesi” aslında gebelik sırasında serviksi kapatan mukus tıkacıdır. Bu akıntı tüm kadınlarda olmaz ve bazı kadınlarda mukus tıkacı atılmadan önce kasılmalar başlar. Ayrıca, kan gelmesinin doğum öncesi vajinal muayene sonrası olabilen ve kaygılanmak gerekmeyen kahverengimsi, kanlı akıntı ile aynı şey olmadığını aklınızda bulundurun.

Doğumun ilk belirtileri: Kasılmalar

Doğurmak üzere olduğunuzun en büyük işareti düzenli rahim kasılmalarının başlangıcıdır. Başlangıçta bu erken kasılmalar menstrüel kramp ya da bel ağrısı gibi hissedilir 20 ila 30 dakika aralıklarla gerçekleşir. Ağrı ya da kramp giderek daha şiddetlenir ve daha uzun sürer. Kasılmalar da daha sıklaşır ve üç ila beş dakikada bir olmaya başlar. Kasılmaların zamanını bilmek için, her birinin tam olarak ne zaman başladığını ve ne kadar sürdüğünü not edin.

Gerçek Doğum mu yoksa Yalancı Doğum mu?
Gerçek Doğum
Yalancı Doğum
Kasılmalar düzenlidir ve öngörülebilir bir şekildedir (sekiz dakikada bir gibi). Kasılmalar düzensizdir ve öngörüleme, örneğin on dakika aralıklarla, sonra sekiz, iki veya altı dakika vb. aralıklarla olur.
Üç tür artış yaşayabilirsiniz: Kasılmaların a) daha sık, b) daha uzun ve c) daha güçlü olur. Zamanla artış yoktur.
Her kasılma önce sırtın alt kısmında hissedilir sonra ön ve alt kısımlar ve kasığa yayılır. Kasılmalar karında genel sertlik olarak hissedilir.
Faaliyet veya pozisyon değişikliği kasılmalarda azalma veya durmaya yol açmaz. Faaliyet veya pozisyon değişikliği kasılmalarda azalma veya durmaya yol açabilir.
Kan gelebilir. Genellikle kan gelmez.
Membran yırtılması olabilir. Membran yırtılması olmaz.
Doktor veya ebe olgunlaşma (yumuşama), efasman (incelme), ya da genişleme gibi servikal değişiklikler fark edecektir. Servikal değişiklik olmaz.
DOKTORUNUZU ARAMAK
Doğum yapmak üzere olduğunuzu düşünüyorsanız doktorunuzu aramalısınız. Belirtileriniz hakkında net bilgi vermek için, ararken notlarınızı yanınızda bulundurun. Herhangi bir zaman, gece ve ya gündüz aramaktan çekinmeyin.

Ayrıca, hemen hastaneye gitmenize gerek olmayabileceğini de unutmayın. Aslında, bu ilk bebeğinizse, çoğu doktor veya ebe kasılmalar beş dakikalık aralıklara ulaşana kadar evinizin rahatlığında kalmanızı önerir. Daha önce doğum yaptıysanız, hastaneye daha erken gelmeniz istenebilir, çünkü doğumunuz daha hızlı ilerleyebilir.

Doğum sancılarının başladığını fark etmek heyecan ve endişe gibi farklı duyguları bir arada hissetmenize sebep olabilir. Sakin ve odaklanmış bir ruh halinde kalırsanız rahat edersiniz. Partneriniz ya da bir arkadaşınızın için belirtilerinizi kaydetmek, size refakat etmek ve zamanı geldiğinde sizi hastaneye götürmekte yardımcı olması için düzenlemeleri yapın. Hepsinden önemlisi, bu işi çok iyi bir şekilde yapabileceğinizi bilin: Bebeğinizi dünyaya getirmek!

  • Normal Doğum

Ailelerin çocuk sahibi olmaya karar verdiği ilk andan itibaren yaşanan heyecanlar doğum günü yaklaştıkça artmaya başlar ve doğumun ilk işaretleri ile birlikte doruğa ulaşır.

Her şey sona erdikten sonra anne ve babanın dünyadaki en önemli eserleri olan bebek kucağa alındığında ise yaşanan bütün sıkıntılar, çekilen bütün ağrılar yerini tarifi imkansız bir huzur ve mutluluğa bırakır.

Normal doğum; 40. gebelik haftasını doldurmuş olan bir fetusun rahim dışına zarlar ve plasentası ile birlikte atılmasını ifade eder.

İnsanda gebelik 280 gün sürmektedir ancak tüm gebeliklerin sadece % 5 kadarı beklenen günde sona erer. Gebe kadınların büyük bir kısmı ise beklenen doğum tarihinden yaklaşık 1 hafta kadar önce doğum eylemine girer.

Anne adayının sancı olarak algıladığı düzenli rahim kasılmalarının ortaya çıkması ile başlayan süreye de “Eylem” veya “Travay” adı verilir.

Bir gebeliğin normal yoldan sonlanabilmesi üç ana faktöre bağlıdır. Bunlar; rahme bağlı, bebeğe bağlı ve annenin kemik çatısına bağlı faktörler olarak sınıflandırılabilir. Bu üç faktör;

– Güçler (rahim kasılmaları)
– Yol (kemik yapı)
– Yolcudur (bebek)

Doğumun olabilmesi için rahim açılabilmesi için düzenli aralıklarla kasılmalıdır ve bu kasılmaların karşısında rahim ağzının açılmasına engel bir durum olmamalıdır. Aşağıdaki resimlerde 40 haftasını tamamlamış bir gebelikte bebeğin rahim içindeki duruşu izlenmektedir.

  • Sezaryen

Doğum; dış dünyada yaşama kapasitesine erişmiş, anne karnındaki bir bebeğin (bu ortalama; 40 hafta, 280 günlük gebelik sürecine tekabül eder), genital yoldan dışarı çıkmasına denir. Bebeğin genital kanaldan çıkarken, anne veya bebeğin hayati durumunu etkileyebilecek bir sıkıntı oluştuğunda (bu oran ortalama her 100 doğumda 15 idir), her ikisinin de tehlikeye girmesini engellemek için, doğum; yani bebeğin çıkışı, anne karnına yapılan bir kesi ile gerçekleştirilir. Sezaryen adı verilen bu işlem bir ameliyattır, ameliyathane koşullarında gerçekleşir ve anestezi gerektirir.

  • Ağrısız Doğum

Çünkü epidural “ağrısız doğum”, ‘’prenses doğum’’  adıyla bilinen yöntem; doğum eyleminde veya sezaryan operasyonunda ağrı hissini ortadan kaldırmak için kullanılan özel bir bölgesel anestezi yöntemi haline gelmiştir. Genel anesteziden farkı anne adayının işlem esnasında uyanık olması ve etrafında olup bitenleri tümüyle algılamasıdır. Normal doğum için en çok tercih edilen, en etkili, en güvenli ve en sık kullanılan yöntem Epidural “ağrısız doğum” tekniğidir.

  • Sezeryan Sonrası Normal Doğum

Sezaryen ile doğum yapmış bir annenin daha sonraki hamileliğinde normal doğum ile bebeğini dünyaya getirmesine “sezaryen sonrası normal doğum (VBAC, vaginal birth after cesarean)” ismi verilir.  Sezaryen sonrası normal doğum her zaman uygulanabilen bir yöntem değildir. Bazı koşulların sağlanması ile sezaryen ardından normal doğum yapılabilir. Türkiye’de uygulanmayan bir yöntemdir ancak birçok ülkede uygulanmaktadır.

Ancak unutulmaması gereken güvenli bir yöntem olmadığıdır. Bundan dolayı da bir defa sezaryen ile doğum yapan kadınlar bundan sonraki hamileliklerinde de sezaryen doğum yapmaları gerektiği konusunda tavsiyeler alır. Bu sebeple sezaryenle başlayan doğumlar sezaryenle devam eder.

Sezaryen sonrası normal doğum hangi durumlarda uygun olmamaktadır?
  • Şayet anne adayı daha önceden sezaryen olmasını gerektiren bir sorun sebebiyle sezaryen olmuş ise ve bu sorun düzeltilmediyse yine sezaryen olması gerekir.
  • Daha önce uygulanan sezaryen doğumlarda rahim dikine (vertikal) kesilir. Bu aşamadan sonra normal doğum artık yapılamaz. Bunun sebebi de normal doğumun bu işlem sonrasında yırtılmaya yol açma riskidir. Ancak sezaryen doğumlarda oldukça nadir olarak rahim duvarına dikine kesi atılır. Genellikle transvers adı verilen yan kesiler uygulanır. Bahsettiğimiz kesiler cilde yapılmaz. Rahim duvarına yapılır. Cilt yan olarak kesilmiş olabilir ancak rahim duvarı dik kesilebilir. Bunu doktorunuzdan öğrenmeniz gerekir.
  • Şayet annenin daha önceki gebeliğinde sezaryen yaptırması çatının elverişli olmamasından kaynaklı ise, annenin bu doğumunu normal yapması mümkün değildir.
  • Çoğul gebelik taşıyan anneler,
  • Yüksek tansiyon-hipertansiyon ve diyabetik olan anneler,
  • Rahimleri ile ilgili sezaryen haricinde bir operasyon geçirmiş olan anneler.
Sezaryen sonrası normal doğum hangi durumlarda uygundur ?
  • Daha önce yalnızca bir defa sezaryen ile doğum yapmış olan kadınlar
  • Pelvis yapısı (doğum kanalı) normal doğum için uygun yapıda olan kadınlar
  • Daha önce sezaryen doğum haricinde rahim ile ilgili cerrahi müdahale geçirmemiş kadınlar
  • Normal doğum için herhangi bir hastalığı olmayan kadınlar

Bebeğinin ağırlığı normal sınırlarda olan ve bebeğinin başının doğum kanalına doğru konumlanmış olan kadınlar

Sezaryen Sonrası Normal Doğumun Avantajları Nelerdir?

Sezaryen sonrası doğumun çeşitli avantajları ve riskleri de mevcuttur. Sezaryen sonrası normal doğumun avantajı: Kadın, bir kere daha sezaryen olmaz ve böylece ameliyat risklerinden uzak kalmış olacaktır. Bu riskler:

  • ağrı,
  • enfeksiyon,
  • kanama gibi yan etkiler.

Ancak sezaryen ardından normal doğumun getirdiği en büyük dezavantaj:

rahmin yırtılması (uterin rüptür) durumudur.Yırtık alan düzeltilebilir ancak kimi zaman rahmin tamamen alınması da gerekebilir. Hatta bazı durumlarda anne adayı çok miktarda kanama ile karşılaşabilir. Bu durumda annenin hayatı riske girebilir.  Sezaryen sonrası normal doğum çalışmalarında %60 oranında başarı oranları saptanmıştır.

Mühim riskleri hasebiyle Türkiye’de pek rağbet görmeyen ve çok fazla başvurulmayan bir yöntemdir. Hatta Türkiye’de yapılmaz.

  • Kordon Kanı Saklanması
  • Lohusalık
  • Kegel Egzersizleridir.

GEBELİK PLANLANMASI DURUMUNDA YAPILACAKLAR:

Gebelik oluşmadan önce henüz planlama aşamasında doktora başvurduğunuzda anneye çeşitli tahliller yapılır ve bunların sonuçlarına göre gebelik açısından oluşabilecek riskler önlenmeye çalışılır. Örneğin annede kansızlık varsa gebelikten önce düzeltilir. Kızamıkçık ve benzeri enfeksiyon hastalıklarını geçirip geçirmediği araştırılır. Eğer anne kızamıkçık geçirmemişse gebelik sırasında geçirmemesi için çok dikkatli olması gerekir çünkü gebelikte kızamıkçıkenfeksiyonu geçirmek sorunlara neden olabilir. Anne adayı aşırı kilolu ise gebelik öncesi kilo vermesi önerilir. Anne adayında diabet söz konusu ise gebelik öncesi kan şekeri düzenlenmelidir. Anne adayına ilaç, sigara ve alkol kullanımı konusunda bilgi verilir. Gebelik planlayan bütün kadınlara NTD (nöral tüp defekti) proflaksisi için önerilen proflaktik dozda folik asit vitamini başlanır. Riskli yörelerde hemoglinopatiler, kistik fibrozis gibi hastalıklar için taşıyıcılık araştırılır.
Daha sonra gebeliğin durumuna göre değişmekle beraber doktorunuz sizi hemen hemen ayda 1 muayene edecek ve değerlendirecektir. Her muayenede annenin tansiyonu ve kilosu ölçülür. (Gebelikte kilo alımı) Bazı aylarda yapılan tahliller vardır, bunlar yapılır. Bebeğin kilosunun ayına göre normal olup olmadığı ultrason ile değerlendirilir. Bebekte anomali varlığı araştırılır bunun için özellikle 5. ayın sonunda hasta ayrıntılı ultrasonografiye yönlendirilir. Doğuma yakın dönemde yapılan muayenelerde annenin doğum yolu ve kemik yapısı vajinal muayene yapılarak bebeğin duruşuna ve kilosuna göre kıyaslanır ve normal doğumun mümkünatı konusunda yaklaşık bir tahmin yürütülür. Yine de doğum anına kadar normal doğumunkesin olarak gerçekleşeceği garanti edilemez ve bilinemez. Bazı durumlarda bebek ters durduğu için veya başka sebeplerle normal doğumun başlaması beklenmez ve doğum başlamadan önce sezaryen günü belirlenir ve doğum sezaryen ile gerçekleştirilir.
Annenin beslenmesinin aşırı yetersizliği söz konusu olmadığı sürece her gebeye rutin multivitamin desteğini önerilmemektedir. Beslenme problemi olanlara ya da vejeteryanlara multivitamin hapları verilir. Gebelikte kullanılan ilaçlar ve vitaminler ayrı bir konuda anlatılmıştır.
HBsAg anne adayının hepatit (sarılık) geçirip geçirmediğini saptamak için yapılır. Eğer anne adayında HBsAg (+) ise, doğum sırasında bebeğe geçme riskini önlemek için doğumdan hemen sonra bebeğe hiperimmünglobulin ve aşı yapılmalı, aşı doğumdan sonraki 2. ve 6. aylarda tekrarlanmalıdır. Sağlık Bakanlığı’nın önerisi ile tüm yenidoğanlara hepatit B aşısı yapılmaktadır. HBsAg (-) olan gebelere, hastalığa karşı koruyucu olarak hepatit B aşısı yaptırmaları önerilir.