vajinismus-turleri-16-2

Vajinismus Türleri

Vajinismus sorunu, ‘cinsel ilişkiye girememe’ olarak bilinmektedir. Ancak vajinismus kendisini farklı şekillerde gösterebilir. Vajinismus türleri, farklı görünme şekilleri ele alınmaktadır.

Vajinismus Türleri

Vajinismus sorunu, cinsel ilişkiye girememe olarak bilinmektedir. Ancak vajinismus kendisini farklı şekillerde gösterebilir. Bu bölümde vajinismus türleri, farklı görünme şekilleri ele alınmaktadır.

Birincil Vajinismus

Ezelden beri hiçbir şekilde cinsel birleşmenin sağlanamaması durumudur. İlk ilişki denemelerinden bu yana sonuç alınamamıştır. En sık görülen vajinismus türüdür. Vajinismus hastalarının büyük bir kısmı eşleri ile hiçbir şekilde ilişkiye giremediği için halen bakiredirler.

Bir kısmı ise yalnızca bir veya birkaç zorlu denemeden sonra ilişkiyi gerçekleştirememişlerdir. Bunların tamamı ‘primer vajinismus’ olarak da tabir edilen birincil vajinismus grubunda yer alır.

İkincil Vajinismus

Önceden sağlıklı şekilde ilişki mümkün iken, yaşanmış bir travmaya bağlı olarak ‘sonradan gelişen vajinismus’ türüdür. Primer vajinismusa göre daha nadir görülür. ‘Sekonder vajinismus’ olarak da bilinmektedir. Zor doğum, acılı bir kürtaj, jinekolojik müdahale, hatta ağrılı bir jinekolojik muayene dahi ikincil vajinismusa neden olabilir.

Diğer taraftan taciz, tecavüz gibi bir cinsel travma mağduru olma da sekonder vajinismus sebebi olabilmektedir. Cinsel travmalar sonrasında kadınlarda vajinismus haricinde cinsel isteksizlik, tiksinti ve uyarılma problemleri de yaygın olarak izlenmektedir.

Aparoni (Apreunia)

Latince kökenli bu kelime genel anlamda cinsel ilişkiye girememe sorununu tarif eder. Kadın veya erkeğe bağlı, psikolojik veya fiziksel pek çok sorun aproni nedeni olabilir. Vajinismus problemi de psikolojik orijinli bir apronidir.

Disparoni (Dyspareunia)

Disparoni; cinsel ilişki ağrısı veya cinsel birleşmede ağrı anlamına gelir. Genellikle fiziksel (organik) kökenlidir. Bu hastalarda tedavi öncesi kesin tanının konulması çok önemlidir. Yapılan jinekolojik muayene sonrasında net olarak tanı konulmakta ve buna göre tedavi şekillendirilmektedir.

Vajinismus hastalarının pek çoğu eşleri ile hiçbir şekilde ilişkiye giremezler. Nadir bir bölümü ise zar, zor, ağrılı ve kasılmalar eşliğinde eşleriyle birlikte olabilirler. Yani vajinismus sorununda da disparoni (dyspareunia) izlenebilmektedir.

Vulvar Vestibulitis Sendrom (VVS)

‘Vulvar Vestibulitis’ adı da verilmektedir. Vajinanın dış kısmında kızlık zarının komşuluğunda kalan bölgeye ‘vestibulm’ adı verilir. Vestibulm yangısı (enflamasyonu) kadınlarda en fazla ağrılı cinsel birleşme sorununa yol açmaktadır. Buradaki enflamasyon genelde sık geçirilen vajinal enfeksiyonlara, kronik irritan (tahriş edici) maddelere ve HPV enfeksiyonuna bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Vulvar Vestibulit sendrom tedavisinde genital lazer, genital RF gibi cerrahi dışı yöntemler, eğer sonuç vermezse de operasyonla buradaki cilt dokusunun çıkarılması uygulanmaktadır.

Vajinismus tedavisi öncesi jinekolog muayenesi önemli!

Cinsel ilişkiye giremeyen veya ağrılı şekilde giren tüm kadınlar öncelikle detaylı bir şekilde sorgulanmalı (tıbbi anamnez),daha sonrasında ise basit bir jinekolog muayenesinden geçirilmelidirler. Böylelikle vajinismus veya disparoni net olarak teşhis edilebilecektir. Sorunu yaşayan hastalarda vajinismus türleri, vajinismus belirtileri, nedenleri ve derecesi tedavi akışını yakından etkilemektedir.

cinsel-iliskide-kasilma-13

Cinsel İlişkide Kasılma

Kasılmalara bağlı ağrı oluşabileceği gibi, bazen de gerçekten hissedilen bir ağrıya bağlı kasılma da olabilir. Vajinismus sorununda ‘cinsel ilişkide ağrı duyma korkusu’ na bağlı kasılmalar gerçekleşir.

Cinsel İlişkide Kasılma

Cinsel İlişkide Kasılma Nedir?

Cinsel ilişkide kasılma karşımıza iki şekilde çıkabilmektedir. İlişki sırasında korku ve kaygılara bağlı olarak meydana gelen vajinal kasılmalar penisin vajinaya girmesi (penetrasyon) esnasında ağrı duyulmasına sebep olabilir.

Bir diğer sebep de vajina girişindeki anatomik veya fiziksel bir probleme bağlı olarak hissedilen ağrı nedeni ile oluşan kasılmalardır.

Vajinismus sorununda ‘cinsel ilişkide ağrı duyma korkusu’na bağlı olarak vajinal kaslarda istemsiz kasılmalar meydana gelmektedir.

Cinsel ilişkideki kasılmalar kimi zaman hiçbir şekilde cinsel ilişkiye girememeye neden olur, kimi zaman ise cinsel ilişki esnasında ağrı ve acı çekilmesine yol açabilir.

Cinsel ilişkide kasılma neden olur?

Cinsel ilişkide kasılma psikolojik kökenli sebeplere ya da fiziksel sorunlara bağlı oluşmaktadır. Psikolojik kasılmanın en sık sebebi vajinismustur. Fiziksel sorunlar ise enfeksiyonlar, deri hastalıkları, kistler ve anatomik bozukluklar gibi patolojilerdir ve bu durumların sonucunda gerçek ağrı oluşabilmektedir. Hissedilen gerçek ağrıya bağlı da cinsel ilişki esnasında kasılma meydana gelmektedir. Bu durum, ağrılı cinsel ilişki yani ‘disparoni ‘olarak adlandırılır.

Cinsel ilişkide kasılmanın en sık psikolojik sebebi vajinismustur!

Cinsel ilişkide kasılma vajinismus sorununun en önemli belirtisidir. Vajinismusta acı duyma korkusu ya da bilinç altındaki diğer cinsel kaygılar nedeniyle alt vajinal kaslar, birleşme (penetrasyon) anı geldiğinde kontrol dışı kasılmaktadır.

Nedeni geçmişten gelen bilinçaltındaki korkulara bağlı olarak ‘refleks’ içgüdü ile kadının kendini koruma altına almasıdır. Bu kasılmalar asla kadının kontrolünde değildir. Psikolojik kökenli cinsel ilişkide kasılma probleminin en önemli ve en sık sebebi vajinismustur.

Vajinismus ülkemizde kadınlarda rastlanan en sık cinsel sorundur. Vajinismus genellikle;

  • Yetiştirilme tarzı,
  • Yetersiz ve yanlış cinsel eğitim,
  • Tutucu ve korumacı aile yapısı,
  • Dinsel inanışlar, yanıltıcı cinsel bilgiler nedeniyle oluştuğu bilinmektedir.

Çoğu kadın ‘ilk gece korkusu’ olarak adlandırdığı bu durumun zamanla geçeceğine inanır ve beklemeye başlar. Ancak her ağrılı ilişki denemesi sonrası bilinçaltından daha ısrarlı kasılma yanıtı gelişir. Kasılma arttıkça ağrı artar ve sorun çığ gibi büyür.

Erkek eşler, kendi başlarına gelene kadar böyle bir durumdan haberdar değildirler. Cinsel ilişkideki kasılmayı, eşlerinin kendilerine yönelik istemli olarak yaptıkları bir davranış olarak algılayabilirler. Kasılma yaşayan kadın kimi zaman bu esnada eşini elleri ve hatta ayakları itebilmekte veya geriye doğru kaçabilmektedir, bu da erkek eşte zamanla “reddedilme” duygusu uyandırabilmektedir. Süreç kronikleştikçe erkeklerde de cinsel isteksizlik, sertleşme sorunları veya erken boşalma problemleri ortaya çıkabilmektedir.

Vajinismus problemi ile mücadele çiftleri dinlediğimizde genellikle hep aynı hikaye ile karşılaşırız.

Kadın eş vajinasındaki kasılmayı kontrol edemediğini; erkek eş ise ilişki denemeleri esnasında penisinin adeta bir duvara çarptığını, kemiğe dayandığını hissettiğini ifade eder.

Cinsel ilişki denemeleri esnasında meydana gelen kasılmalar gerçekten çok güçlü kasılmalardır.

Vajinismus iki şekilde görülebilmektedir. Bunlar;

  • Primer veya yaşam boyu vajinismus,
  • Kazanılmış (sekonder) vajinismus.

İlk ilişki denemesinden itibaren olan vajinismusa ‘primer’ veya ‘yaşam boyu vajinismus’ denir ve ‘tamamlanmamış evlilik’ olarak da adlandırılır. Tedavi edilmediği sürece zamanla kasılmaların şiddeti artacak, gelişen “öğrenilmiş çaresizlik” ile tam bir kaçınma ve erteleme hastalığına dönüşecektir.

Yaşanan kötü tecrübeler, geçirilmiş jinekolojik ameliyatlar, zor vajinal doğum, psikolojik hastalıklar, ilaçlar veya menopoz gibi hormonal değişiklikler sebebi ile cinsel ilişki esnasında vajinal kasılma yaşamaya başlamasına ise ‘kazanılmış (sekonder) vajinismus’ adı verilmektedir. Sekonder vajinismus hastalarında öncelikle altta yatan sebep bulunmalı, ardından sebebe yönelik tedavi planlanmalıdır.

Cinsel ilişkide hissedilen ‘gerçek’ ağrıya bağlı kasılma

Fiziksel sorunlara bağlı oluşan gerçek acı hissi ise cinsel ilişkideki kasılmanın diğer nedenidir. Vajinal enfeksiyonlar, vulvar deri hastalıkları, vulvar vestibulit sendrom, vulva ve vajenin anatomik bozuklukları, kızlık zarı problemleri, pelvik enfeksiyonlar, yumurtalık kistleri ve myomlar gerçek ağrı nedeniyle cinsel ilişkide kasılma yapan durumlardır.

Jinekolojik muayene ile saptanan bu durumlarda cinsel ilişkide ağrı acı yaşanabilmektedir. Tüm bu durumlara ‘Disparoni’ (cinsel ilişki ağrısı) adı verilmektedir. Disparoni durumunda da penisin vajinaya girmesi esnasında hissedilen ağrıya bağlı refleks cevap olarak cinsel ilişkide kasılma gerçekleşmektedir ve ağrı-kasılma-ağrı kısır döngüsü oluşmaktadır. Başka bir deyişle, disparoni vajinismus hastalığını tetikleyebilmektedir.

Disparoni daha çok fiziksel kökenli olmakla birlikte, kimi zaman da psikolojik sebepli olabilmektedir. Tanı konulan organik (fiziksel) patolojilerde öncelikle medikal veya cerrahi yöntemler ile problem ortadan kaldırılmalıdır. Takiben, tedavi sonrası ağrı geçse dahi, mutlaka pelvik kasların rehabilitasyonu ile yeniden kas kontrolü öğretilmelidir.

Disparoni nedeniyle zaman içinde bozulan cinsel haz algısı terapiler ve egzersizlerle yeniden oluşturulmalıdır. Fiziksel kökenli olmayan durumların tedavisinde ise ilk basamak olarak cinsel terapilere başvurulmalıdır.

Ağır-kasılma ağrı-kısır döngüsü

Ağrı ve acı beklentisi vajinanın dış 1/3 ‘ünde yer alan PC kaslarının kasılmasına neden olmaktadır. Ayrıca penisin içeriye girmesini zorlaştırmakta ve gereksiz yere ağrı hissedilmesine de neden olmaktadır. Kasılma, ağrı ve acıyı arttırmakta, artan ağrı da kasılmaları arttırmaktadır; yani bir kısır döngü oluşmaktadır.

Kasılmalara bağlı ağrı oluşabileceği gibi, bazen de gerçekten hissedilen bir ağrıya/acıya bağlı kasılma oluşmaktadır.

Vajinismus sorununda cinsel ilişkide ağrı duyma korkusuna bağlı kasılmalar gerçekleşmektedir. Kişinin ağrı duyma kaygısından dolayı hissettiği ağrı duyusu literatürde ‘allodini’ olarak geçmektedir. Kadın kendisini cinsel ilişki sırasında korku ile kasar, kastığı için de gerçekten ağrı hisseder. Yani, korkulan başa gelmiş olmaktadır. Disparoni sorununda ise ‘gerçek anlamda hissedilen’ ağrı/acıya bağlı olarak pelvik kasılmalar ortaya çıkmaktadır.

Yani vajinismusta gerçek anlamda ağrı yoktur, ağrı duyma korkusu vardır. Disparonide ise gerçek anlamda hissedilen bir ağrıya bağlı kadın kendisini kasmaktadır. Hangisinin hangisine sebep olduğu konusunda ayırıcı tanı için basit bir jinekolojik değerlendirme yeterlidir. Bazen bu iki kavram iç içe geçmiştir ve ayırt etmek kolay olmayabilir.

Cinsel ilişkide kasılma hangi kaslarda olur?

Vajinayı kontrol eden pelvik kaslardan en çok bilineni “Pubokoksigeus kası (PC kası)” dır. Yapılan bilimsel çalışmalarda vajinismusta PC kası ile birlikte levator, bulbospongioz, iskiokavernöz ve transvers perineal kaslarda da ani kasılmaların ortaya çıktığı izlenmiştir.

Pelvik kaslar haricinde karın, bel, kalça, hatta ayak ve çene kaslarına kadar yaygın kasılmalar izlenebilir. Diğer taraftan sorunu yaşayanlar tam birleşme anında kalçasını kasıp yukarı kaldırabilir, bacaklarını kapatıp kendisini geriye veya yana doğru kaçırarak veya eliyle, ayağıyla iterek eşine engel olabilir.

Vajinismus sorununda kadın çoğu zaman “eşimi çok seviyorum, ilişkiye girmeyi de çok istiyorum” dese de vajina girişini kasması nedeniyle erkek eş adeta ‘bir etten duvar’ ile karşılaşır.

Sanki o bölge dar ve kapalıdır. Ayrıca, her türlü ağrılı deneme de beyindeki ‘acı hissetme’ hafızanın biraz daha güçlenmesine neden olmaktadır.

Cinsel ilişkide kasılma tedavisi

Cinsel ilişkide kasılma tedavisi sebebe yönelik olarak yapılır. Kasılmaya sebep olan fiziksel bir sorun ise tespit edilip uygun medikal ve cerrahi yöntemler uygulanır. İyileşme süresinin ardından tedavinin, pelvik rehabilitasyon egzersizleri ve haz odaklı çalışmalar ile desteklenmesi önerilmektedir. Psikolojik sebepli kasılma tedavisi ise Bilişsel ve Davranışsal Terapi ile yapılmaktadır.

Cinsel ilişkide kasılma tedavisinde temel nokta pelvik kas grupları kontrol etmeyi hastaya öğretebilmektir. Hasta, bilinçaltına yerleşen korku ve kaygılardan arındırılarak hastaya yeniden bir bakış açısı oluşturulur. Bu, tedavinin “bilişsel terapi” kısmıdır. “Davranışsal terapi”de ise pelvik kas gruplarını sistematik olarak istemli şekilde kasması ve gevşemesi öğretilir.

Kadının kendi kasları üzerinde kontrolü alması sağlanır. Bilinçaltını kontrol ederek, kaslarını yönetmeyi öğrenen kadının cinsel ilişkide kasılma tedavisini başarı ile tamamlanmış olur. Bisiklete binmeyi öğrenen birisinin bunu ömrü boyunca unutması mümkün olmadığı gibi, pelvik taban kaslarını kontrol etmeyi öğrenen kişinin bunu unutup tekrar vajinismus olması mümkün değildir. Tedavi, ömür boyunca etkilidir!

Vajinismus tedavisi işleminde ve cinsel ilişkide kasılma tedavisinde en etkin yöntem Bilişsel Davranışsal Terapi (BDT) olmakla birlikte, gereken hastalarda, tedaviye destek olarak ek tedavi yöntemleri de kullanılabilmektedir. Bu tedaviler hipnoz, akupunktur, EMDR, psikoterapi, evlilik terapisi, mindfulness ve vajinal botulinum toksini uygulamalarıdır.

Cinsel ilişkide kasılma problemi, sorunun kaynağı ister psikolojik ister fiziksel kökenli olsun, konusunda uzman bir hekim tarafından yapılacak bazı tıbbi müdahaleler, pelvik taban rehabilitasyon ve gevşeme egzersizleri ile günümüzde çok kısa sürede ve kalıcı bir şekilde tedavi edilebilmektedir.

cinsel-iliskiye-girememe-12

Cinsel ilişkiye Girememe

Cinsel ilişkiye girememe; kadın veya erkek partnerdeki fiziksel veya psikolojik problemlere bağlı olarak cinsel birleşmenin gerçekleşememesi, tam bir cinsel ilişkinin sağlanamaması durumudur.

Cinsel ilişkiye Girememe

Cinsel ilişkiye girememe Nedir?

Cinsel ilişkiye girememe; kadın veya erkeklerdeki fiziksel veya psikolojik problemlere bağlı olarak cinsel birleşmenin gerçekleşememesi, tam bir cinsel ilişkinin sağlanamaması durumudur.

“Neden cinsel ilişkiye giremiyorum” sorusunu ilk gece cinsel ilişki esnasında sorun yaşayan birçok kadın kendisine sormakta ancak cevabın ne olduğunu çoğu zaman bulamamaktadır.

Çiftler, altta yatan problemin ne olduğunu anlamaya çalışarak ve zaman içinde sorunu kendi kendilerine çözebileceklerini düşünerek aylar hatta bazen yıllar geçirebilmektedir ancak çoğu zaman bu sorunu saklamak, sadece hastalığın tanı ve tedavisini ertelemektedir.

Cinsel ilişkiye girememe nedenleri, psikolojik nedenler (%90) ve fiziksel nedenler (%10) olarak ikiye ayrılır. Cinsel ilişkiye girememede psikolojik nedenlerin başında ise “vajinismus” sorunu gelmektedir.

Vajinismus, “kadınlarda ilk gece korkusu” veya ‘tamamlanmamış evlilik’ olarak da bilinir. Bir erteleme ve kaçınma hastalığıdır. Çiftler genellikle, vajinismus hastalığını kendi başlarına gelene kadar hiç duymadıklarını ifade ederler. Hatta bunun bir hastalık olduğunu bile fark etmeden yıllarca evliliklerini sürdürebilirler. Vajinismus, tecrübeli ellerde tedavi başarısı tama yakın olan ve en sık görülen cinsel ilişkiye girememe problemidir.

Cinsel ilişkiye girememe nedenleri

1. Psikolojik nedenli cinsel ilişkiye girememe

En önemli psikolojik olarak cinsel ilişkiye girememe nedeni vajinismus problemidir. Vajinismus, Türkiye’de her 10 kadından 1’inde görülen yaygın bir cinsel işlev bozukluğudur. Kliniklere cinsel problemler ile ilgili olan başvurularda karşımıza çıkan en sık başvuru sebebi vajinismustur.

Vajinismus; vajina girişindeki kasların ısrarlı, istemsiz ve ritmik kasılması ile meydana gelir. Bu kasılmaların altında çoğu zaman bilinçaltına yerleşen olumsuz düşünceler, abartılı korkular ve geçirilmiş kötü tecrübeler yatar. İlişki denemesi esnasında vajinadaki bu güçlü kasılma nedeniyle penisin vajinaya girişi gerçekleşemez ve çiftler, ilk ilişki denemelerinden itibaren ‘sanki duvara çaptım’, ‘orda bir kemik var vajinal açıklık yok’, ‘etten duvar örülmüş’ gibi ifadeler yaşadıklarını anlatmaya çalışırlar.

Vajinismus, ilk cinsel ilişkiden itibaren olan ‘yaşam boyu vajinismus’ ve sonradan kötü deneyimler sonucu gelişen ‘kazanılmış vajinismus’ olmak üzere iki şekilde görülebilir.

Vajinismusun en sık görülen belirtileri şunlardır:

  1. Cinsel birleşme esnasında ağrı, yanma, vajinal kasılma sebebi ile birleşmenin imkansız olması
  2. Vajina içerisine tampon, fitil yerleştirememek
  3. Jinekolojik muayene olamamak, smear aldıramamak, vajinal ultrason yaptıramamak
  4. Kendisinin ve eşinin parmağı dahil vajina içerisine yabancı cisim sokamamak
  5. Cinsel ilişki denemesinde bacakların kapanması ve eşin uzaklaştırılması
  6. Vajina penis birlikteliğinin kısmen olup, ağrı ile sonuçlanması ve buna bağlı giderek artan vajinal kasılmalar

Vajinismusta cinsel ilişkiye girme anına kadar olan ön sevişme ve haz kısmı çoğu çiftte normalken, cinsel ilişki anında vajina girişinde istem dışı bir kasılma meydana gelir. Bu durumda cinsel ilişki hiç olamaz ya da kısmen olur. Vajinismusun derecesine bağlı olarak vajina girişindeki kaslar dışında kalçada, bacaklarda, karında ve hatta tüm vücutta yaygın kasılmalar meydana gelebilir. Kasılmalar arttıkça kadının korkusu da giderek artar, anksiyetesini kontrol edemez hale gelir ve bir noktadan sonra ya kendini geri çeker ya da eşini eliyle ve hatta ayaklarıyla iter. Bu noktadan sonra daha önceki denemelerde de yaşamaya alıştığı kısır döngüyü tekrar yaşamaya başlar: ağlama krizleri, kimi zaman titreme atakları ve derin bir umutsuzluk…

Bu durum zamanla işin içinden çıkılmaz bir hal alır çünkü vajinismus beklemekle veya daha çok denemekle kendiliğinden düzelmez, aksine giderek daha da kötüleşir, seviyesi yükselir. En büyük problemlerden birisi de zaman geçtikçe iyileşmeye dair olan inancın azalması, umutların tükenmesidir. Bir noktadan sonra çift genellikle cinsellik dışında da problemler yaşamaya başlar. Vajinismus tedavi edilmediği takdirde, zamanla boşanmalara kadar gidebilen evlilik problemlerine neden olabilmektedir.

Vajinismus çok sıkıntılı ve özgüven yıkıcı bir sorun olsa da günümüzde başarılı bir şekilde tedavisi mümkündür. Tarafımızca uygulanan, son bilimsel veriler ışığında en başarılı tedavi şekli olan ‘Bilişsel ve Davranışçı Terapi’ modeli ile 3-5 gün arasında kalıcı ve tam bir çözüm mümkündür. Günümüzde yaygınlığı sıkça artmakta olan hipnoz, akupunktur, EMDR, mindfulness, vajinal botulinum toksini uygulamaları gibi destekleyici tedaviler de hasta bazlı ve temel tedavi yöntemimize yardımcı yöntemler olarak kullanılmaktadır.

2. Fiziksel nedenli cinsel ilişkiye girememe

Fiziksel nedenlerden en çok karşımıza çıkanlar; kızlık zarı (hymen) problemleri ve vajinayla ilgili problemlerdir.

Kızlık zarı problemleri; kızlık zarının kalın, yüksek kenarlı, perdeli veya bölmeli olması fiziksel nedenli cinsel ilişkiye girememeye neden olabilir. Basit bir jinekolojik muayene ile saptanan kızlık zarı problemleri, küçük bir cerrahi müdahale ile çözümlenir ve cinsel ilişkiye girememe sorunu ortadan kalkar.

Vajinayla ilgili problemlerden vajinada bölme (septa) olması da cinsel ilişkiye girememeye neden olur. Vajinasında bölme olan kişilerde çoğu zaman aynı anda kızlık zarında da aynı problem görülür ve tek seansta basit bir cerrahi yöntem ile problem ortadan kaldırılarak vajina anatomik olarak ilişkiye girebilir hale getirilmiş olur.

Doğuştan gelen veya sonradan kazanılan bazı anatomik sorunlar da nadiren cinsel ilişkiye girememe şikâyeti ile doktora başvurma sebebi olabilir. Vajina kanalının yokluğu, kısalığı veya darlığı, vajina girişinde yer kaplayan kitleler (bartholin kisti, miyom, tümörler) sorun oluşturabilir. Bu durumlarda nedene yönelik cerrahi operasyonlar uygulanarak sorun ortadan kaldırılır.

Fiziksel nedenli cinsel ilişkiye girememe daha nadir görülen bir durum olsa da ilk muayene bir jinekolog hekim tarafından yapıldığında kolaylıkla tanı konulabilmesi ve nedene yönelik yapılacak girişimle tedavinin kısa sürede tamamlanabilmesi gibi avantajlara da sahiptir.

3. Cinsel ilişkide ağrı (Disparoni)

Cinsel ilişkide ağrı, disparoni olarak adlandırılan klinik bir durumdur. Bir kadın hayatının herhangi bir evresinde cinsel ilişki esnasında ağrı yaşayabilir. Cinsellikle ilgili konuların konuşulmasının ayıp olarak görüldüğü bir toplumda yaşadığımız için cinsel ilişki esnasında ağrı yaşayan pek çok kadın; bu şikayetini kimseye anlatamamakta, jinekolog hekimlere bile anlatmaktan çekinmektedir. Hatta hasta, hekime ilişkide ağrı yaşadığını anlattığında dahi çoğu zaman tam anlamıyla değerlendirilip sonucuna ulaşamamaktadır. Disparoni, günümüzde de çoğu kadının kabusu olmakta ve hatta çiftin cinsel hayatını olumsuz yönde etkileyerek ciddi evlilik sorunlarına yol açabilmektedir.

Cinsel ilişkide ağrı, oluşum bölgesine göre yüzeyel ve derin olarak ayrılır. Yüzeyel disparoni; daha çok enfeksiyonlar ve vulvar bölge hastalıkları ile ilişkidir ve penisin vajinaya girişi esnasında ağrı olmaktadır. Derin disparonide ise ağrı, penis vajinanın derinlerine doğru ilerlediğinde meydana gelir ve genellikle kasıklara vuran bir ağrıdır. Derin disparoni sebepleri arasında pelvik bölgenin enfeksiyonları, rahim ve yumurtalıktaki kitleler ve endometriozis bulunmaktadır. Derin disparonide tanı konulduktan sonra medikal ya da cerrahi tedavi ile tama yakın iyileşme gözlenebilmektedir.

Cinsel ilişkide ağrının en sık sebebi yüzeyel sebeplerdir; bunlar arasında başı çekenler ise vajinal enfeksiyonlar ve lokalize vulvodini (bölgesel vulva ağrısı) içinde yer alan ‘Vulvar Vestibulit Sendrom’ dur.

Vulvar Vestibulit Sendrom; kronik inflamasyon zemininde gelişen bir hastalıktır. Sık tekrar eden vajinal enfeksiyonlar, HPV enfeksiyonu, deodorant kokulu tuvalet kağıdı günlük ped gibi irritanlara uzun süreli maruziyet ve otoimmunite nedenleri ile ortaya çıkabilmektedir. Cinsel ilişki esnasında vajina girişinde gerçekten acı, yanma ve batma hissi oluşmaktadır. Yaşanan bu acı, hastanın vajinal kaslarında kasılma reaksiyonuna sebep olmaktadır. Burada kasılmanın sebebi psikolojik değil, fizyolojiktir. Hastalar bu acıyı tipik olarak ‘açık yaraya tuz dökmüş gibi’ ya da ‘etleri jiletle kesilmiş gibi’ şeklinde ifade ederler. Vulvar Vestibulit Sendromu’nun tedavi seçenekleri arasında medikal tedavi alternatifleri olmakla beraber kesin tedavisi cerrahidir.

Vulva (dış genital alan) ya da vajina girişinde kronik kaşıntıya veya ciltte incelmeye sebep olan ‘Liken Skleroz’ gibi bazı cilt hastalıkları da ağrılı cinsel ilişkiye neden olabilmektedir. Liken skleroz, tedavi ile durdurulabilen otoimmün bir deri hastalığıdır. Hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçlar ve kortizonlu kremler dışında alternatif yöntemler olan lazer Liken Skleroz tedavisinde umut vadetmektedir.

4. Cinsellik ile ilgili bilgi eksiklikleri ya da yanlış bilgiler

Toplumumuzda her kesim insanda, eğitim seviyesinden bağımsız olarak, cinsellikle ilgili bilgi eksiklikleri veya kulaktan dolma duyumlarla edinilmiş yanlış bilgiler bulunmaktadır. Kadınların yanı sıra erkeklerin de kızlık zarı, vajina ve kadın anatomisi hakkındaki bilgileri yanlış ve eksik olabilmektedir ki bu durum da cinsel ilişkiye girememe sebepleri arasındadır. Öncelikle bu yanlış bilgilerin düzeltilmesi gerekmektedir. Cinsellik hakkında yeterli bilgisi olmayan çiftlerin evlilik öncesi danışmanlık alması gerekmektedir.

5. İleri düzeyde cinsel isteksizlik

Cinsel isteksizlik; çiftlerin evlilik hayatları süresince zaman zaman karşılaşabildikleri bir durumdur. İsteksizlik, kadında veya erkekte olabilir, kimi zaman çift birbirini etkileyerek iki tarafta da isteksizlik görülebilir. Halk arasında ‘cinsel soğukluk’ veya ‘frijidite’ olarak da bilinmektedir.

Kadınlarda cinsel isteksizlik; evlilik sorunları, eşle ilgili problemler, cinsellikle ilgili çocukluktan gelen olumsuz düşünceler (cinsellik ayıptır/günahtır),psikolojik hastalıklar ve kullanılan ilaçların etkisi ile görülebileceği gibi; gebelik, kürtaj ve doğum gibi jinekolojik müdahalelerin sonrasındaki dönemde ve menopoz, lohusalık süreci gibi hormonal değişim dönemlerinde de sıklıkla görülebilmektedir.

Erkekte cinsel isteksizlik ise sıklıkla sertleşme problemleri ile ilişkili olarak ‘performans anksiyetesi’ ile birlikte ortaya çıkmaktadır. Yine erken boşalma problemi olan bir erkekte de her cinsel ilişkide aynı problemi yaşayacağı düşüncesi cinsel isteksizlik sebebi olabilmektedir. Vajinismus hastası olan kadınların eşlerinde de bir süre sonra cinsel isteksizlik meydana gelebildiği sıklıkla izlenmektedir.

Cinsel isteksizliğin tedavisi cinsel terapidir ve nedene yönelik davranışsal terapilerle oldukça başarılı sonuçlar alınmaktadır.

6. Erkek eşe bağlı sorunlar

Erkek eşlerdeki erken boşalma, cinsel isteksizlik ve ereksiyon sorunları da çiftlerde cinsel ilişkiye girememe problemine yol açabilir. Bu tür cinsel sorunlarda da organik nedenler ve psikolojik faktörler rol oynamaktadır. Detaylı yapılan ürolojik muayene sonrası organik neden var ise medikal tedavi verilir. Cinsel terapiler erkeklerdeki cinsel sorunların çözümünde de son derece başarılıdır.

ilk-gece-korkusu-100

İlk Gece Korkusu

Kadınlarda ilk gece korkusu, ülkemizde vajinismus probleminin en önemli sebeplerindendir. Hatta vajinismus sorunu bazı kaynaklarda ilk gece korkusu olarak da tarif edilebilmektedir.

İlk Gece Korkusu

Kadınlarda İlk Gece Korkusu

Kadınlarda ilk gece korkusu, ülkemizde vajinismus probleminin en önemli sebeplerindendir. Hatta vajinismus sorunu bazı kaynaklarda ‘ilk gece korkusu’ olarak da tarif edilebilmektedir.

İlk gece ile ilgili duyulan yanlış, abartılı, gerçek dışı hikayeler özellikle çocukluk çağından itibaren genç zihinleri doldurmakta ve evlilik zamanı geldiğinde “cinsel ilişkiye girememe” hastalığı olan vajinismusa neden olabilmektedir.

Halk arasında kulaktan kulağa dolaşan tüm bu gerçek dışı, fazlasıyla abartılı öyküler, şehir efsanesi şeklindeki hurafeler “Cinsel Mitler” olarak da bilinmektedir.

İlk gece korkusuna yol açan hikayeler neler?

İlk gecenin oldukça ağrılı ve zor geçeceği, kızlık zarı yırtılırken çok acı vereceği, ilk gecenin çok kanamalı olduğu, aşırı kanama sonucunda kan kaybına bağlı ölümlerin dahi olabildiği gibi abartılı hikayeler en sık olanlarıdır. Ayrıca eşin cinsel ilişki hakkında deneyimsizliği de ilk gece korkularını arttırmaktadır.

Penisin cinsel birleşme sırasında yanlış bir yere gidebileceği; ilişki sırasında idrar kanalı veya anüse girerek zarar verebileceği gibi korkular bunlar arasındadır. Diğer bir ilk gece korkusu da cinsel ilişki sırasında kilitlenme olarak da bilinen “penis captivus” mitidir.

İlk gece korkusu nasıl önlenir?

Kadınlarda ve erkeklerde ilk gece korkuları erken yaşlardan itibaren öncelikle aile, daha sonrasında okul tarafından verilen cinsel bilgiler sayesinde önlenebilir.

Cinsel kimliğin 3 yaşlarında oluşmaya başladığı düşünülürse, bu bilgilendirmeler de oldukça erken yaşlardan itibaren verilmelidir. Her yaşta, çocuğun cinsellikle ilgili alması gereken bilgi ve mesajlar farklıdır. Doğru cinsel bilgilerin verilmesi daha sonraki yıllarda çevreden duyulacak abartılı, yanlış bilgilerin ve buna bağlı gereksiz kaygıların önünü kesecektir.

Kadınlarda ilk gece korkusu kimlerde olur?

  • Cinsellikle ilgili yeterli bilgiye sahip olmayanlarda,
  • Kapalı, tutucu ve koruyucu ailede büyüyenlerde,
  • Modern ortamda yetişmiş ancak otokontrolü yüksek ‘canı tatlı’ kişilerde.

İlk gece korkusu, çoğunlukla cinsellik ile ilgili yeterli bilgi sahibi olmadan yetiştirilen genç kızlarda yaygındır. Kapalı, tutucu ve koruyucu aile yapılarında daha sık olarak görülmektedir. Bununla birlikte modern yapıda yetiştirilmiş, ancak otokontrolü yüksek, acı duyma eşiği düşük (halk arasındaki tabiri ile ‘canı tatlı’) genç kızlarda da görülme olasılığı daha fazladır.

İlk gece korkuları nasıl yenilir?

İlk gece korkusunu yenmek için öncelikle bilgiyi doğru şekilde öğrenmek son derece önemlidir. Özellikle yeni evlenecek ve daha öncesinden tecrübesi olmayan çiftler, evlilik öncesi genital anatomi ve fizyoloji ile ilgili genel bilgiler almalıdırlar. Çiftler cinsel bilgi kitapları, ansiklopediler ve güvenilir internet siteleri gibi kaynaklardan destek alabilirler.

Eğer genel bilgilenmeye rağmen cinsel ilişkide ağrı, acı, kanama gibi kaygılara bağlı yoğun kasılmalar yaşanıyorsa sorun artık vajinismus problemine dönüşmüştür. Bu durumda vajinismus tedavi yöntemleri ile ilk gece korkuları giderilmesi zorunlu hale gelmiştir.

Penis Captivus Cinsel Miti

Kendi istatistiklerimize göre, vajinismus hastalarının bir kısmı (yaklaşık 5’te biri) ‘penis captivus’ cinsel mitinden aşırı düzeyde etkilenerek, eşleriyle cinsel ilişkiye girememe yaşamaktadır.. Penis captivus, ilişkide birleşme anında kadının kendisini istemsiz kasarak vajina içerisindeki penisi bırakmaması, kilitlenme olayının yaşanması, bu şekilde battaniyeye sarılarak çiftin acil servise götürülmesi olarak bilinen yaygın bir cinsel mittir.

Tamamen hayal ürünü olan bu olayın, farklı ülke ve kültürlerde dahi benzer şehir efsaneleri şeklinde dolaşması ilginçtir.

Cinsel mitler nasıl etkiliyor?

Cinsel mitler özellikle ergenlik çağından itibaren bilinçaltına yerleşerek ilk gece korkularına yol açmaktadır. Çoğunlukla arkadaş toplantıları, ev gezmeleri veya internet forumlarından elde edilen bu öyküler; ilk cinsel deneyimde kadının kendisini kapatması, geri çekmesi, eşini iterek engel olmasıyla sonuçlanır. Bu davranışların sebebi, kadının daha önce duyduğu ilk gece masallarına bağlı, içgüdüsel olarak kendisini koruma mekanizmasıdır.

Çoğu zaman cinsel birliktelik sırasında istem dışı yapılan bu davranışların, kişi tarafından anlaşılabilir bir nedeni dahi bilinmez ve cinsel terapi seanslarındaki görüşmelerde ortaya çıkmaktadır.

Erkeklerde ilk gece korkusu

Aynı kadınlardakine benzer şekilde erkeklerde de ilk gece korkusu olabilir. Erkeklerdeki ilişki sırasında korku, aşırı heyecan, terleme, çarpıntı gibi durumlar genellikle cinsel bilgi ve tecrübesizlikten kaynaklanmaktadır. Cinsel ilişkiyi ileri yaşlarda deneyimlemek bu korkuları arttırmaktadır.

Erkeklerde ilk gece korkusu, ‘sempatik sitem’ aktivasyonu ile sertleşmeden hemen sonra bir ‘erken boşalma’ sorunuyla kendisini gösterebilir. Tedavileri, aynı vajinismus tedavisi işleminde olduğu gibi sistematik duyarsızlaştırma tekniği ile yapılan bilişsel davranışsal cinsel terapiler şeklindedir.

vajinismus-nedenleri-15

Vajinismus Nedenleri

Vajinismus nedenleri arasında psikolojik ve fiziksel (anatomik) problemler yer almaktadır. Vajinadaki bu istemsiz kasılmalara ne sebep olmaktadır? Altta hangi nedenler yatmaktadır?

Vajinismus Nedenleri

Vajinismus Hastalığı Nedenleri

Vajinismus nedenleri arasında psikolojik ve fiziksel (anatomik) problemler yer almaktadır. Vajinismus tedavisi, vajinismus hastalığının nedenleri saptandıktan sonra “nedene uygun şekilde” yapılmalıdır.

Vajinismus, vajinal kaslardaki istemsiz kasılmalar nedeniyle vajina içerisine penis, parmak veya tampon girişinin sağlanamaması olarak bilinmektedir.

Vajinadaki bu istemsiz kasılmalara ne sebep olmaktadır? Altta hangi nedenler yatmaktadır? Tüm bu sorular vajinismus hastalarının aklını kurcalamaktadır.

Pek çok çift böyle bir sorunla karşılaştıktan sonra araştırmaya başlarlar ve “Ben neden vajinismus oldum?” sorusu sürekli olarak zihinlerde yankılanmaktadır.

Vajinismus nedenleri arasında psikolojik ve fiziksel problemler yer almaktadır!

Vajinismus tedavisinde en önemli noktalardan birisi, vajinismusun ortaya çıkışı için ortam hazırlayan sebepleri saptamaktır. Çünkü kesin tanı konulduktan sonra, vajinismus tedavisi ‘nedene uygun şekilde’ planlanmalıdır.

Vajinismus nedenleri nelerdir?

Vajinismus nedenleri arasında temel olarak %90 psikolojik, %10 ise anatomik (doğuştan gelen) nedenler yer almaktadır. Aşağıda vajinismus nedenleriarasında yer alan 8 ayrı faktör ele alınmıştır.

  1. Yetiştirme Tarzı ve Ebeveyn Tutumları
  2. Cinsel Bilgi Eksikliği
  3. İlk Gece İle İlgili Yanlış Bilgiler – Cinsel Mitler
  4. Kişilik Yapısı
  5. Cinsel Travmalar
  6. Zor jinekolojik Muayene ve Müdahaleler
  7. Kızlık Zarı ve Genital Bölge Problemleri
  8. Nedeni Tam Bilinemeyen Vajinismus

Vajinismus Nedenleri Çeşitleri

1. Yetiştirme Tarzı ve Ebeveyn Tutumları

Aşırı korumacı-kollayıcı aileler, geleneksel ve dini açıdan baskıcı ailelerin yetiştirdiği kızlarda vajinismus sorunu sıkça ortaya çıkmaktadır. Hastaların bir kısmında çocukluk ve ergenlik çağında cinselliğin kötü, kirli ve günah olduğu düşünceleri yoğundur. Böylelikle genç kızlar küçük yaşlardan itibaren kendini korumaya almaktadır. ‘Kızlık zarının tamamen bir namus simgesi haline getirilmesi, mutlaka korunması gerektiği, onu bir kıza ait her şey olduğu’ gibi düşüncelerin genç yaşlardan itibaren zihinlere işlenmesi temel nedenlerdendir.

Katı dini kurallar ve ahlaki sorumlulukların çok erken yaşlarda yüklenmesi de bu nedenler arasındadır. Özellikle nine-dede tarafından büyütülen çocuklar, yetiştirme yurtlarında kalanlar, anne babası olmadığı için akrabaları tarafından ‘emanet düşüncesi’ ile büyütülenler, aileleri tarafından büyütülen tek çocuklarda ebeveyn baskıları daha fazladır.

Vajinismus hastalarında kızlık zarı ve genital bölgeye yüklenen derin anlamlar nedeni ile çok küçük yaşlardan itibaren, o bölge adeta vücudun dışına itilmiştir. Kişinin kendisine o bölgeye dokunmak, bakmak ve hatta bacakları açmayı dahi yasaklamıştır. Hera ailesi olarak bu tür hastalardaki temel tedavi yaklaşımlarımızdan birisi de o bölge ile barışmayı sağlamak olmaktadır.

Ancak, vajinismus modern aile yapısıyla yetişen kızlarda da görülebilmektedir. Hera Vajinismus Tedavi Derneği olarak kendi çalışmalarımıza göre bu oran %15’lerdedir.

Bu aile yapısında yetişen kız çocuklarında ise ana problemin mükemmeliyetçilik ve kontrolcülük olduğu görülmektedir. Aşırı kontrolcü kadınlar, vajinalarının kontrolünü partnerlerine emanet etmekte ciddi sorunlar yaşamaktadır. Oysaki cinsellik kadının kendisini ve bedenini güvenle partnerine teslim edebildiğinde yaşanabilir.

Özellikle bu hasta grubunun kliniğimize farklı tedavilerden geçip tedavi başarısızlığı şikayeti ile başvurduğunu gözlemlemekteyiz. Ana problemi saptayıp, bu probleme yönelik bazı spesifik uygulamalar ve egzersizlerle altta yatan sorun ve vajinismus problemi tamamen çözülebilmektedir.

2. Cinsel Bilgi Eksikliği

Cinsellikle ilgili bilgilerden yoksun büyümek, ailenin cinselliği hiçe sayması, cinsellikle ilgili hiçbir bilgilendirmenin yapılmaması da vajinismusa neden olabilir.

Toplumsal olarak ciddi bir cinsel bilgi eksikliği içinde bulunmaktayız. Ne ailelerde, ne de okul hayatında sağlıklı bir cinsel eğitim verilmediğinden dolayı çoğu zaman sağdan soldan duyulanlarla veya internet vasıtasıyla öğrenilen, bir kısmı son derece yanlış olan, bilgilerle cinsel bilgi açığımızı kapatmaya çalışmaktayız.

Oysaki artık bilgi çağında yaşıyoruz ve doğru bilgiye ulaşmak çok daha kolay. Buradaki en önemli nokta ise bilgi almak için internete başvurulduğunda doğru siteleri veya blogları tercih etmek olmalıdır.

3. İlk Gece İle İlgili Yanlış Bilgiler – Cinsel Mitler

İlk gecenin zor, ağrılı, acılı, çok kanamalı geçeceği düşünceleri, penisin idrar deliği, makad gibi yanlış bir yere gideceği düşünceleri, penisin vajina içinde kilitli kalacağı korkusu, vajinanın kapalı veya dar olduğu şeklindeki düşünceler de vajinismusa neden olabilir. Cinsellik ve ilk gece ile ilgili kulaktan kulağa anlatılan ’şehir efsaneleri’ (hurafeler) ‘Cinsel Mitler’ olarak tanımlanır. Cinsel mitler, ülkemizde vajinismusun en sık nedenleri arasındadır.

4. Kişilik Yapısı

Çoğu vajinismus hastası yaşadığı veya şahit olduğu olaylar karşısında derinden etkilenme özelliğine sahiptir. Beyin, özellikle negatif olayları kodlayarak hafızaya almaktadır. Vajinismus hastalarının genellikle olumsuz düşünme eğilimleri vardır. ‘Bardağın dolu tarafından çok boş kısmı’ ile ilgilenirler.

Diğer taraftan mükemmeliyetçi yapı ve otokontrolün yüksekliği de vajinismus sorununa yol açabilir. Bu yapıdaki kadınlarda cinsel isteksizlik, cinsel tiksinti ve orgazm olamama sorunları da sık olarak izlenmektedir.

Vajinismus hastalarının genel anlamda kaygı düzeyleri de yüksektir. Kapalı alan, yükseklik, kan aldırma, kedi, köpek, böcek, muayene olma, jinekolog, dişçi vs gibi pek çok korkuları olabilir. Halk arasında ‘canı tatlı’ olarak tabir edilen bir grupta yer alırlar.

5. Cinsel Travmalar

Cinsel taciz, tecavüz, ensest, ve çocukluk çağındaki cinsel travmalar vajinismus sebepleri arasındadır. Ayrıca küçük yaşlarda anne babayı cinsel ilişki sırasında görmek veya seslerini duymak, doğum izlemek, porno seyretmek de diğer cinsel travmalar arasındadır.

6. Zor jinekolojik Muayene ve Müdahaleler

Jinekolog hekim tarafından yapılan zor bir jinekolojik muayene, zor doğum, düşük veya kürtaj yapmak cinsel hayatı normal olan birisinde vajinismusa neden olabilir. Bu duruma ‘sekonder vajinismus’ adı verilmektedir.

7. Kızlık Zarı ve Genital Bölge Problemleri

Kızlık zarının sert, kalın, yüksek kenarlı, ara bölmeli oluşu, vajina darlığı, vajinanın küçük olması ve hiç olmaması (vajinal agenezi),vajina içi ara bölmeler (vajinal septum) doğuştan gelen anomalilerdir ve cinsel birleşmeye engel olabilir. Bartholin kistleri, vajina içi myomlar ve dış genital bölgede yer kaplayan tümörler de cinsel ilişkiye girememe ve cinsel ilişkide ağrı, acı problemine neden olabilir. Bunlar, vajinismusun “yapısal” sebepleri arasında yer almaktadır.

8. Nedeni Tam Bilinemeyen Vajinismus

Bazı kadınlarda bu yukarıda sayılan nedenlerin hiçbirisi de olmayabilir. Bu aslında bir nedenin olmadığı değil, bilinmediği şeklinde yorumlanmalıdır. Bazen de gerçek nedenler vajinismus tedavisi sırasında ortaya çıkmaktadır.

Vajinismus nedenini saptamak için jinekolojik muayene şarttır!

Cinsel ilişkiye girememe sorunu yaşayanların gitmesi gereken ilk adres cinsel tedaviler konusunda tecrübe sahibi jinekolog hekimler olmalıdır. Yapılan ayrıntılı bir görüşme ve jinekolojik değerlendirme ile vajinismus nedenleri saptanmalı ve ondan sonra nedene uygun tedaviye başlanılmalıdır.

Vajinismus nedenleri saptandıktan sonra kişiye özel tedavi metotları uygulanmalıdır. Günümüzde modern vajinismus tedavi yöntemleri sayesinde kısa sürede kalıcı sonuca ulaşmak mümkün hale gelmiştir.

vajinismus-belirtileri-14

Vajinismus Belirtileri

Vajinismus belirtileri farklı şekillerde olabilir. Bu nedenle pek çok vajinismus hastası kendi durumundan habersiz bir şekilde yaşayabilmektedir. Belirtiler ve düzeyleri kişiden kişiye oldukça değişmektedir.

Vajinismus Belirtileri

Vajinismus Belirtileri

Vajinismus belirtileri her hastada farklı şekillerde ortaya çıkabilmektedir. Pek çok vajinismus hastası, belirtilerin uymadığını düşünerek tanı alamadan zaman kaybetmektedir. Oysaki vajinismus belirtileri geniş bir yelpazede bulunmaktadır.

Vajinismus nedir?

Vajinismus, vajinal kaslardaki istemsiz kasılmalar nedeniyle cinsel ilişkinin gerçekleşememesi şeklinde bilinmektedir. Kimi hasta bacaklarını dahi açamazken, kimi hasta rahat bir şekilde jinekolojik muayene olabilmektedir.

Peki, vajinismus belirtileri kişiden kişiye bu derece farklılık gösterebilir mi? Hangi belirtiler bize vajinismusu düşündürmelidir?Vajinismus belirtileri nelerdir? Ve belirtilere göre vajinismus tedavi yöntemleri değişir mi?

Vajinismus Çeşitleri

Vajinismus hastalarının bir kısmı ilişkinin en başından itibaren sorun yaşamaktadırlar. İç çamaşırlarını çıkarmakta, bacaklarını açmakta, ön sevişme esnasında dahi kasılan, zorlanan hastalar bulunabilmektedir. Öte yandan hastaların bir kısmı ise bu aşamalarda herhangi bir problem yaşamazken, penisin vajinaya girmesi noktasında istemsiz kasılmaları kontrol edememektedirler.

Bununla birlikte bir grup vajinismus hastası ise kendisinin, eşinin veya hekimin parmağının vajinaya girmesine izin verebilmekte ancak ilişkiye girmeyi başaramamaktadır. Özellikle bu grup hastalar çoğu zaman başvurdukları hekimden “sen vajinismus hastası değilsin” şeklinde hatalı bir geribildirim almaktadırlar. Bu nedenle tedavilerini yıllarca erteleyen çiftler vardır.

Parmak egzersizlerini yapabilen ve hatta jinekolojik muayene olabilen kadınlar dahi aslında vajinismus sorunu yaşıyor olabilirler. Çünkü vajinismusun hastalığının belirtileri ve düzeyleri kişiden kişiye oldukça değişmektedir. Vajinismus sorununu sadece cinsel ilişkiye girememek, cinsel ilişkide kasılma sorunu ya da zor cinsel birliktelik olarak kabul etmek yanlıştır. Pek çok bulgu vajinismus sorununu akla getirmelidir.

Vajinismus belirtileri kişiden kişiye oldukça farklılıklar gösterebilir.

Vajinismus belirtileri nelerdir?

Vajinismusun belirtileri kişisel farklılıklar gösterir.

  • Cinsel ilişkinin hiçbir şekilde olmaması,
  • İlişki sırasında ‘panik atak benzeri durum’ yaşama; aşırı düzeyde korku, heyecan, terleme, titreme, çarpıntı, bazen de baygınlık ve hatta ölme hissi,
  • Cinsel birleşmenin kasılmalara bağlı son derece ağrılı, acılı olması,
  • Cinsel ilişki sırasında pelvik kaslardaki kontrol dışı kasılmalara bağlı olarak eş tarafından yaşanan ‘duvara çarpma’ hissi,
  • Birleşme anında ‘acı olma’ düşüncesinin bile sanal olarak acı hissini yaşatması,
  • Vajina bölgesini yok saymak; oraya bakamamak, dokunamamak, genital bölgeden tiksinmek,
  • İlişki sırasında bacakları hiç açamamak ya da zor açmak,
  • İlişki sırasında eşinin yaklaşmasına izin vermemek, aşırı korku ve heyecan,
  • Cinsel birleşme anında eşi el veya ayakla iterek veya kalçayı sağa, sola veya geriye çekerek engel olmak,
  • Cinsel ilişki denemelerinde huylanma, gülme ile kasma, öğürme, bulantı, kusma gibi atipik davranışlarda bulunmak,
  • Vajinaya tampon, parmak, fitil yerleştirememek,
  • Jinekolojik muayene olamamak,
  • Smear testi yaptıramamak,
  • Vajinal ultrason yaptıramamak,
  • İlişkinin yalnızca belli pozisyonlarda ve kısıtlı şekilde gerçekleşebilmesi, ilişkide rahat olamamak,
  • Tam birleşme olmaksızın yalnızca penisin uç kısmını vajinaya alabilmek (kısmi penetrasyon).

Vajinismus sorunu yaşayanlarda yukarıdaki belirtilerden biri veya birden fazlası aynı anda bulunabilmektedir.

Bekarlarda Vajinismus Belirtileri

Evlenmeyi düşünen ancak vajinismustan dolayı bundan çekinen, evliliğe, hatta flörtöz ilişkiler kurmaya bile sıcak bakamayan, daha önce evli olup vajinismus sorunundan dolayı boşanan ve şu anda dul olan, partnerleri ile ilişki denemelerinde bulunmasına rağmen istem dışı kasılmalarından dolayı cinsel ilişkiye giremeyen pek çok evli olmayan bekar vajinismus hastası vardır.

Bekarlarda vajinismus belirtileri evli çiftlerden farklı değildir.

  • Evlilik ve ilk gece korkusu,
  • İlişkide kasılma,
  • İstemsiz şekilde partneri itme,
  • Titreme ve yoğun korku,
  • Terlemeler,
  • Çarpıntı.

gibi belirtilerin tamamını taşırlar. Bekar vajinismus hastalarının pek çoğu sorunlarını ertelemeden tedavi arayışına girmektedirler. Çünkü zaman içinde sorunları büyümekte, bu durum tüm hayatlarını, öz güvenlerini ve ikili ilişkilerini olumsuz yönde etkilemektedir.

Kliniğimizde bekar hastalarımız için de vajinismus tedavileri verilmektedir. Amaç yine aynı şekilde korkuların giderilmesi ve istemsiz kasılmaların azaltılmasıdır. Ayrıca tedavi sonrası sonuçlar da kalıcıdır, yani sorun bir daha asla tekrar etmeyecektir. Bu nedenle bekar olan, vajinismus belirtileri taşıyan kadınların tedavi almalarında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.

Jinekolojik Muayene Sırasında Vajinismus Belirtileri

Vajinismus hastalarının çoğu birbirine benzer özellikler göstermektedir. Vajinismus belirtileri gösteren kadınların bir kısmında vajina, genital organlar ve cinsellik hakkında her türlü düşünce ve davranışlardan uzak durma eylemi, kaçınma vardır. İlişki eyleminin düşüncesi bile bu hastalarda çarpıntı, terleme, gerginlik gibi reaksiyonlara neden olabilmektedir.

Bir kısım vajinismus hastası ise cinsellikten hoşlanmakta ve hatta kendisi veya partnerinin yardımı ile masturbasyon yapıp orgazm olabilmektedir. Ancak bu hastalar, masturbasyonu vajina içerisine bir şey alarak değil, klitorise yüzeyel sürtünme şeklinde yapmaktadırlar. Bazı vajinismus hastalarında ise zamanla gelişen bir cinsel isteksizlik sorunu da eşlik etmektedir.

Vajinismus yelpazesi geniştir!

Jinekolojik muayene söz konusu olduğunda da aynı geniş yelpaze karşımıza çıkmaktadır. Hastaların bir kısmı jinekolojik muayeneyi düşündüğünde bile heyecanlanır ve kesinlikle muayene olamayacağını düşünüp, bu nedenle aylarca doktora başvurmayı erteler. Bir kısım vajinismus hastası ise nispeten rahat bir şekilde jinekolojik muayene olabilmektedir.

Hekimler tarafından tanısı en çok atlanan hastalar ise bu hastalar olmaktadır. Hastanın muayene olabilmesi vajinismus olmadığını göstermez. Çünkü vajinismus hastalığının kişiden kişiye farklı görülme şekilleri ve oldukça farklı düzeyleri vardır. Düşük düzeye sahip bir vajinismus hastası da tedavi edilmediği takdirde yıllarını vajinismus hastalığı ile geçirebilmektedir.

Jinekolojik muayene esnasında en çok karşılaşılan belirtiler; muayene masasına çıkma korkusu, muayene masasında bacakları açıp muayeneye izin vermeme, hekim dokunduğunda bacakları kapatıp kalçayı yukarı kaldırarak reaksiyon gösterme, daha yüksek seviyeli hastalarda hekimin elini itme veya ağlama, muayeneyi yapan doktora izin vermeme şeklinde görülebilmektedir.

Vajinismus muayenesi nasıl yapılır?

Vajinismus muayenesi son derece basit, kolay ve ağrısız bir fiziksel değerlendirme şeklindedir. Jinekolojik muayene masasında yapılan bu değerlendirme ortalama 15-20 saniye kadar sürer.

Vajinismus muayenesi esnasında herhangi bir alet kullanılmamakta; muayene, hekimin dış dudakları aralayarak anatomik bir problem olup olmadığını anlamak için vajina girişi ve kızlık zarına bakması ve kasılma seviyesini anlayabilmek için minik dokunuşlarında bulunması ile şeklindedir. Yüksek seviyeli vajinismus hastalarında dahi vajinismus muayenesi kolaylıkla olabilmektedirler. Muayene esnasında asla ağrı ve acı hissedilmez.

Vajinismus nasıl anlaşılır?

Vajinismus tanısı kişinin ve çiftin verdiği bilgiler ile sonrasında yapılan basit bir jinekolojik değerlendirme sonucunda rahatlıkla konulabilmektedir.

Cinsel ilişki sırasındaki tepkiler ve jinekolojik muayene sırasında ortaya çıkan sonuçlar neticesinde kesin olarak vajinismus tanısı konulabilir. Bu jinekolojik muayenede vajinismus probleminin derecesi ve anatomik bir sorunun olup olmadığına da bakılmaktadır.

Vajinismus tanısı konurken hastalardan alınan geniş bir anamnez (tıbbi öyküleme) de son derece önemlidir. Öykülemede hastanın çocukluk çağından itibaren yaşantısı, geçmişi, aile ilişkileri, psikolojik yapısı, eşlik eden fiziksel ve ruhsal hastalıkları, kullandığı ilaçlar, cinsellikle ilgili öğreti ve deneyimleri, eşe ait bilgiler detaylıca sorgulanır.

Vajinismus Belirtileri Varsa

Vajinismus belirtileri olan çiftlerin cinsel terapi almaları şarttır. Aksi takdirde sürekli hale gelen cinsel davranış şekli bir alışkanlık haline gelerek sorun ömür boyu kalıcı olacaktır.

Cinsel birleşme, tekrar eden denemelere rağmen sağlanamadığı zaman çiftin motivasyonu düşer ve cinsellikten uzaklaşmaya neden olur. Cinsel birleşme sırasında kişinin kendini kasması, eşini eliyle itmesi, ağlaması, korkması, canının acıyacağını düşünmesi ve hatta bayılması tamamen irade dışı istemsiz davranışlar arasındadır.

Kendi başına deneyerek ve bekleyerek zaman kaybetmek, moral bozmak, ilişkileri yıpratmak yerine bir an önce deneyimli bir merkezden destek almak çok daha mantıklı olacaktır. Kendinizde yukarıda yazdığımız belirtilerden bir veya birden belirtinin olduğunu düşünüyorsanız profesyonel bir destek almalısınız.

vajinismus

Vajinismus Nedir?

Vajinismus, cinsel ilişki anında vajina girişindeki kasların istem dışı kasılarak genellikle cinsel ilişkinin hiçbir şekilde gerçekleşememesi ya da son derece acılı, ağrılı olmasıdır.

Vajinismus Nedir?

Vajinismus, cinsel ilişki anında vajina girişindeki kasların istem dışı kasılarak genellikle cinsel ilişkinin hiçbir şekilde gerçekleşememesi ya da son derece acılı, ağrılı olmasıdır. Kadınlarda ‘cinsel ilişkiye girememe’ ve ‘cinsel ilişkide kasılma’ problemidir. ‘İlk gece korkusu’ olarak da bilinir. Çoğu vajinismus kadını aylarca, hatta yıllarca süren evliliklerine rağmen halen bakiredir.

Güncel bir vajinismus tarifi

Güncel bir vajinismus tarifine göre; temelde yatan kadının kendi arzusuna rağmen vajina içine eşinin penisi yanısıra fitil, parmak, tampon alamaması ve jinekolojik muayene olamamasıdır. Vajinismus, ülkemizde en sık görülen, ancak en fazla gizlenen cinsel sorunlardan birisidir.

Vajinismus nedir?

Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından 2013 yılında yapılan DSM 5 sınıflandırmasına göre vajinismus ve disparoni (ağrılı cinsel ilişki) problemleri aynı kategoride; ‘Genitopelvik Ağrı ve Penetrasyon Bozuklukları’ içinde yer almaktadır. Yani ilişki sırasında yaşanan pelvik ağrı ve birleşme bozukluğu grubunda yer alır.

Vajinismus bir kaygı bozukluğudur!

Vajinismus cinsel ilişki ile ilgili kadının yaşadığı bir kaygı, ‘derin korku’ problemidir. Hastaların cinsel birleşme sırasındaki panik atak benzeri reaksiyonları buna işarettir. Vajinismus hastalarında gerçek anlamda bir ağrıdan çok; cinsel ilişkide ağrı, acı olma korkusu tipiktir. Vajinismusta ana neden vajinayı çevreleyen ‘pelvik taban kaslarının’ istemsiz kasılmasıdır. Leğen kemiği içinde yer alan bu pelvik kaslar içinde en çok bilinenleri PC (pubokoksigeus) kası, bulbospongioz, iskiokavernöz ve transvers perineal kaslardır.

Pelvik taban kasları doğumda, idrar ve gaitanın tutulmasında, cinsel ilişkide ve leğen kemiği içinde yer alan organların tutulmasında son derece önemlidir. Vajinismuslu kadınlardaki istemdışı kasılmalar cinsel ilişki düşüncesinde dahi ortaya çıkabilmektedir. sorunun ağırlık derecesine göre kasılmaların ve vücutsal tepkilerin şiddeti değişmektedir.

Vajinismus ne demektir? Öğrenilmiş çaresizlik durumu

Vajinismusta bir ‘ilişki- korku- ağrı’ kısır döngüsü vardır. Penis vajinaya temas ettiğinde kadının vajina girişinde oluşan ağrısı kasılmayı arttırır ve artan kasılma da acıyı arttırır. Birleşme anında gerçekleşen kuruluk acıyı daha da arttırmaktadır.

En sonunda penis vajinaya dokunmadan bile ağrı olacak duygusu ve tepkisi zihne iyice yerleşir, böylelikle kadın eşini hiçbir şekilde kendisine yaklaştırmamayı öğrenir. Bu duruma ‘Öğrenilmiş çaresizlik’ adını vermekteyiz.

PC (Pubococcigeus) Kası

Vajinismusta en önemli pelvik kas grubu Pubococcigeus (‘pubokoksigeus’ olarak okunur) kaslarıdır. Pubococcigeus, PC kası olarak kısaltılmaktadır. Vajina girişinde bulunan bu kas grubu vajinismus hastalarında cinsel ilişki sırasında kontrolden çıkmakta adeta ‘kendi başına buyruk’ kasılıp gevşemekte ve kontrol edilememektedir.

Böylelikle eş, penisin içeriye girme denemelerinde ‘duvara çarpma’ hissi ile karşılaşmaktadır. Halbuki idrar ve gaita tutma nasıl kontrol altına alınabiliyorsa, cinsel ilişkide isteğe bağlı olarak gevşetme de mümkündür.

PC kası pelvik taban kasları içerisinde en önemlilerindendir. Pek çok fonksiyonda rol oynar. Hem üreme sisteminin, hem de üriner sistemin çalışmasında anahtar bir rol oynar. Bu kaslar, idrar yapmaktan doğuma kadar birçok işlevlerde fonksiyon görmekte ve idrar kanalının olduğu üretradan, kalın bağırsak çıkışı olan anüse kadar bir hat çizerek geçerek kemik iskelete bağlanmaktadır.

PC kası kadının idrarını ve büyük abdestini tutup bırakabilmesinde, cinsel ilişkide orgazmın yaşanmasında ve pelvik organların yerlerinde sabit kalabilmelerinde önemlidir. Ayrıca doğumda da önemli rol oynar.

Vajinismus tedavisindeki esas amaçlardan biri de PC kaslarını tanımak, yerini, fonksiyonunu anlamak ve onları doğru şekilde kontrol etmeyi öğrenmektir.

Vajinismus ve cinsel isteksizlik farklı kavramlardır

Vajinismusu olan kadınlar eşini sever, ön sevişmede kadında ıslaklık olur, hatta dıştan klitorise mekanik baskıyla orgazm dahi gerçekleşebilir. Ancak cinsel birleşme denemesine gelindiğinde ve ilerleyen dönemlerde yaşanan ağrı, acı ve cinsel başarısızlıklar nedeni ile bu istek aniden azalır. Hatta yalnızca cinsel ilişkiye girme düşüncesi bile korku ve beraberinde kasılmaları getirebilir.

Vajinismus ve cinsel isteksizlik

Vajinismusta cinsel isteksizlik sorunu yoktur, ancak bu durum zamanla gelişebilir. Cinsel isteksizliğin en büyük nedeni acı ve ağrı duyma korkusudur. Vajinismus tedavi edildiğinde genelde kendiliğinden artmaktadır.

Vajinismusun görülme sıklığı

HERA Vajinismus Tedavi Eğitim ve Araştırma Derneği bünyesindeki kendi çalışma ve gözlemlerimize göre; Türkiye’de vajinismusun görülme sıklığı Avrupa ülkelerinden ve Amerika’dan yaklaşık 20 ile 30 kat daha fazladır. Diğer bir deyiş ile ülkemizde ortalama her 10 kadından birinde vajinismus sorunu görülmektedir.

Vajinismus hastaları neler hisseder?

Vajinismus hastasının üzüldüğü temel konu vajinismusun neden kendisinin başına geldiğidir. Çoğu hasta sanki dünyada tek kendisi vajinismus sorunu yaşıyormuş gibi içine kapanır, kendi haline acır ve depresyona girer. ‘Diğer kadınların bu kadar rahat yaptıkları bir şeyi ben neden yapamıyorum’ diye düşünür.  ‘Neden ben, neden bu sorun benim başıma geldi’ gibi sorular hayatının tüm enerjisini almaktadır. Hâlbuki önemli olan bu sorunun neden ortaya çıktığından çok, en uygun çözüm yolunun bir an önce bulunması olmalıdır.

Vajinismus tedavisi nedir?

Vajinismus tamamen tedavi edilebilen bir cinsel sorundur. Bilimsel yöntemlerle çok kısa bir süre içinde kalıcı olarak tedavi edilmesi mümkündür. Vajinismus tedavisi için farklı yöntemler uygulanmaktadır. Genellikle psikolog ve psikiyatrlar tarafından önerilen parmak egzersizleri zor, zahmetli bir tedavidir ve bu şekildeki vajinismus tedavisi aylarca sürebilir. Hastalar açısından parmak egzersizlerini yapmak, sıkıcı ve itici gelmektedir. Bu nedenle tarafımızca tercih edilen bir tedavi şekli değildir.

Vajinismus ne demek? Farklı tanımları, değişik tarifleri

Vajinismus ABD’li Davranış Bilimci Helen Singer Kaplan tarafından cinsel ilişkide ‘fobik reaksiyon’ olarak tanımlanmıştır. Bir erteleme kaçınma hastalığı olarak da tarif edilir. Sorunu yaşayan pek çok çift aylarca, hatta yıllarca cinsel birleşme olmadan devam eden evliliklerindeki bu çok özel durumu kimseyle paylaşamamaktadırlar. Yaşadıkları durumdan utanmaktadırlar. Bu nedenle çözüm süreci uzamaktadır.

Vajinismus ‘tamamlanmamış evlilik’ olarak da tarif edilir. ‘Karı koca olamama’ veya ‘Erteleme ve kaçınma hastalığı’ şeklinde farklı tanımları da vardır. Yine kendi istatistiklerimize göre; Vajinismus İstanbul kliniğimize başvuran hastaların %90’ı hiçbir şekilde partnerleri ile ilişkiye giremediklerinden ötürü halen bakiredirler. %10’luk kısım bir veya birkaç ilişki sonrası bekaretini yitirmesine rağmen gerisi gelmemiştir.

Vajinismus bir hastalık mıdır? Gerçekten bir hastalık olarak mı düşünülmelidir?

Evet. DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) tanımına göre sağlık; kişinin fiziksel, ruhsal ve sosyal olarak iyilik halidir. Vajinismus sorunu kişinin ruhsal ve sosyal hayatını derinden etkilemektedir. Bu nedenle bir ‘hastalık’ durumundan söz edebiliriz. Hastalık tedavi etme yetkisi ülkemizde ve tüm dünyada yalnızca hekimlere aittir. O yüzden vajinismus, hekimler tarafından tedavi edilmelidir.

Vajinismusu yaşayanların pek çoğu tedaviden sonra hayata adeta yeniden bağlanmakta, kendilerini gerçek anlamda karı- koca olarak hissedebilmektedirler.

Özetmek gerekirse “Vajinismus nedir” sorusunun cevabı: Vajinismus bir cinsel problemdir ve mutlaka destek alınmasını gerektirir. Tedavi görmedikçe sorun bir çığ gibi büyümekte, farklı problemleri de beraberinde getirmektedir.

Tedaviye başlamakta belki de en zor kısım, eşlerin vajinismusu bir hastalık olarak görmemeleri veya eşlerinin tedavi olacaklarına inanmamalarından ötürü tedaviye direnç göstermeleridir. Bu cinsel sorunu bir hastalık olarak görmek, önce kabul etmek, daha sonrasında da çare arayışında bulunmak en önemli adımlar olacaktır.