a8m4whhr

Aşılama

Aşılama Nedir?

Aşılama; kısırlık tanısı konulan çiftlerin sıklıkla başvurduğu bir tedavi yöntemidir. Baba adayının sperm sayısı ve hareketinin düzeyi ile anne adayının yaşının etken olduğu bu tedavi yöntemi laboratuvar ortamında gerçekleşmektedir. Baba adayından alınan spermlerin anne adayının rahmine laboratuvar ortamında yerleştirme işlemi olarak tanımlanan bir tedavi yöntemidir. Aşılama tedavisi öncesinde anne ve baba adayında birtakım testler uygulanmakta ve herhangi bir sağlık sorunu açığa çıktığında öncelikle bu sorunlar iyileştirilmektedir.

Aşılama Nasıl Yapılır ?

Günümüzde pek çok çift bebek sahibi olmak istemelerine rağmen çeşitli nedenlerle bebek sahibi olamamaktadırlar. Bir yıl boyunca korunmasız bir şekilde denenmesine rağmen bebek sahibi olamayan çiftlere kısırlık teşhisi konulmaktadır. Kısırlık teşhisi konulan çiftlerin çoğu genellikle aşılama tedavisi ile bebek sahibi olmaktadırlar. 

Aşılama tedavisi; kadının yumurtlama döneminde erkekten alınan spremin laboratuvar ortamında kadının rahmi içerisine enjekte edilmes işlemidir. Bu sayede sperm hücreleri rahim yolu ile tüplere ulaşmakta ve döllenmeye olanak sağlamaktadır. 

Aşılama Öncesi Dikkat Edilmesi Gerekenler

Aşılama tedavisi; sperm sayısının ya da hareketliliğinin yetersiz olduğu durumlarda, sertleşme problemlerinde uygulanabilmektedir. Aşılama tedavisi öncesinde kısırlık teşihisi kesin olarak konulmalıdır. Aynı zamanda tedavi öncesinde uygulanması gereken testler aksatılmamalı ve mutlaka yaptırmalıdır. Yumurtaların uyarılması için gerekli olan iğneler doktor kontrolünde uygulanmalıdır. Bunlarla birlikte sperm mastürbasyon yöntemi ile verilmeli ve sterilizasyona özen gösterilmelidir. Sperm verilmeden önce ise 2 günden çok 5 günden az cinsel perhiz uygulanmalıdır. 

Aşılama Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Aşılama tedavisi sonrasında çift normal yaşamlarına kısa sürede tekrar dönebilmektedir. Ancak bu süreçte de sağlıklı yaşam tarzı benimsenmeli, dengeli beslenmeye dikkat edilmeli ve doktorun bilgisi dışında ilaç kullanılmamalıdır. 

Aşılama Tedavisi

Aşılama tedavisine başlanmadan önce çiftlerin normal yollardan gebe kalınması için her yolu denemeleri gerekmektedir. Çiftler korunmasız ve düzenli olarak 1 sene boyunca ilişki yaşadıktan sonra istedikleri çocuğa sahip olamazlar ise yapılan testler sonucu aşılama yöntemine geçilir.

Aşılama, erkeğin sperm hücrelerinin alınarak kadının rahminin içine bırakılmasıdır. Aşılama işlemi esnasında, erkekten alınan spermler gelişmiş enjektör iğneler yardımı ile rahim içine bırakılır. Bu işlem sonucunda yüksek ihtimalle döllenme sağlanır. 

Aşılama Sıklıkla :

Rahim ağzının anatomik problemler

Sperme karşı antikor varlığı

Düşük sperm sayı veya hareketlilik oranı (Erkek faktörü)

Açıklanamayan İnfertilite 

Servikal mukus problemleri

Kadında yumurtlamanın olmaması veya yetersiz olması 

Cinsel işlev bozukluklarında tercih edilen bir yöntemdir.

Aşılama Tedavisi Fiyatları

Aşılama tedavisine karar veren çiftlerin kendilerini rahat ve güvende hissedecekleri bir sağlık merkezini seçmeleri önerilmektedir. Aşılama tedavisi fiyatları tedavi sürecinde uygulanan tanı ve tedavi yöntemlerine bağlı olarak belirlenmektedir. Kısırlık tedavilerinin mutlaka alanında uzman doktorlar tarafından uygulanması gerekmektedir. 

Aşılama İçin Gerekli Tetkikler 

Erkek için;

Sistemik ve lokal fizik muayene 

Serolojik testler 

MAR testi 

Hormon profili

Semen analizi

Sperm sayısı ve hareketliliği 

Detaylı morfolojik değerlendirme 

Yıkama sonrası sperm değerleri 

Kadın için;

Sistemik ve lokal fizik muayene 

FSH, LH (Adetin 2 ila 4. günü arasında) 

Prolaktin 

TSH 

Tubal geçişin saptanması (HSG, laparaskopi) 

Hormon profili 

Progesteron (Adetin 21. günü)

Aşılama Yöntemi

Aşılama yöntemi kolay bir yöntem olup uzun süre gebe kalamayan kadınlara uygulanmaktadır. Normal yolları deneyerek, korunmadan 1 sene ilişki yaşadıktan sonra gebe kalınamama durumunda gerekli testler yapılarak çifte aşılama yöntemine geçilir.

Testler sonucunda bir tüpün kapalı olduğu, yumurtlamanın olmadığı ya da sperm sayısının düşük olduğu durumlarda tedaviye başlanılabilir. Sperm sayısının düşük olduğu durumlar 5 milyon ve üstü durumlardır. Eğer sperm sayısı 5 milyonun altında ise tüp bebek tedavisine yönelmek daha doğru olur. Kadınlarda da aynı şekilde evlilik süresi uzadıysa, kadının yaşı 35-36’ları geçtiyse yine tüp bebek tedavisine yönlendirilebilir eşler.

Aşılama tedavisinin aşamaları;

Yumurtalıkların uyarılması

Sperm toplanması

Aşılama işlemi

Bu işlemler öncesinde yumurta ve spermler kaliteli ve sağlıklı olması için bir takım ilaçlarla veya alternatif tıp yöntemiyle desteklenmektedir. Aşılama, yumurtalıkların uyarıldıktan sonra spermlerin rahim içerisine konulması ve uyarılmış olan yumurtalıktan atılan yumurtalar ile spermlerin birbirlerini bulmalarını kolaylaştırma yöntemidir.

Aşılama Yöntemi İle Hamile Kalanlar

Yapılan bilimsel çalışmalar ve teknolojide yaşanan gelişmelerin tıp alanında da kullanılması ile aşılama tedavisinde de başarı oranları günümüzde hayli yüksektir. Aşılama yöntemi ile hamile kalan kadınların her gebe kadın gibi total sağlık durumlarına dikkat etmelerinin yanı sıra gebelik takibini aksatmamaları da önerilmektedir. 

Tüp Bebek ile Aşılama Arasındaki Fark Nedir?

Kısırlık tedavileri seçeneklerinden tüp bebek ve aşılama tedavileri günümüzde sıklıkla tercih edilen yöntemlerdir. Her iki tedavi yönteminin başarı oranları günümüzde gittikçe artmaktadır. Ancak aralarında birtakım farklar bulunmaktdır. Kadının yaşı büyüdükçe aşılama tedavisinin başarı oranı o denli düşmektedir. Bu nedenle ileri yaştaki anne adayları tüp bebek tedavisini tercih etmektedir. Aynı zamanda kısırlık nedenleri de tercih edilebilecek tedavi yöntemlerinde belirleyici rol oynamaktadır. 

KePKxbne

Tüp Bağlama

Aile planlaması yöntemlerinden biri olan tüp bağlama, tıp dilinde tüp ligasyonu olarak tanımlanır. Yumurtalıklar ile rahim arasında yer alan fallop tüplerinin cerrahi yöntemlerle bağlanması ile kadın üreme hücresi olan yumurtanın rahme inişi engellenir. Son derece başarılı olan bu doğum kontrol yöntemi, sezaryen ile doğum sırasında yapılabileceği gibi ayrı bir operasyon olarak laparoskopik cerrahi yöntemi ile de yapılabilir. %99 oranında koruma sağlayan tüp bağlama işlemi sırasında fallop tüpleri, cerrahi bir araç olan kıskaçla bükülerek bağlanır. Böylece sperm hücresi, rahme ulaştıktan sonra döllenmenin gerçekleşeceği fallop tüplerine çıksa bile bu bölgede yumurta bulunmadığından döllenme gerçekleşmez. Üreme çağındaki hemen her yaştan kadına uygulanabilen tüp bağlama yöntemi, kalıcı bir aile planlaması yöntemidir. Farklı bir deyişle tüplerini bağlatan kişinin düzenli olarak işlemi tekrarlatması, ilaç kullanması gibi gereksinimleri olmaz. Tüp bağlama ameliyatı sırasında fallop tüpleri kıskaçla bağlanabileceği gibi yumurtalık kanseri riski bulunan kişilerde tüplerin tamamen alınması ile de yapılabilir. Fallop tüpleri alınarak yapılan tüp bağlama işleminden sonra kişi bir daha doğal yollardan çocuk sahibi olamaz. Ancak kıskaçla bükülerek gerçekleştirilen operasyon türlerinde bu işlem kısmen geri döndürülebilir niteliktedir. Ancak unutulmamalıdır ki, tüp bağlama işlemi nasıl yapılırsa yapılsın kişiyi cinsel hastalıklardan korumaz. Tüp bağlama yönteminden sonra kişinin cinsel isteği, âdet düzeni, vücut yapısı olduğu gibi korunur. Bu yöntem ile kişi ömür boyunca gebelikten korunabilir.

Tüp bağlama yöntemi nedir?

Tüp ligasyonu ya da tüp sterilizasyonu olarak da bilinen tüp bağlama yöntemi, bir tür doğum kontrol yöntemidir. Tüplerini bağlatan kişinin doğal yollardan gebe kalması neredeyse mümkün değildir. Tüp bağlama yönteminin gebeliği nasıl önlediği konusunu açığa kavuşturmak için üremenin nasıl gerçekleştiğini ve kadın üreme sisteminin nasıl çalıştığını anlamak gerekir. Kadın üreme sistemi, beyinde yer alan hipotalamus bölgesinin yine beyinde bulunan hipofiz bezini uyarmasıyla başlar. Uyarılan hipofiz bezi LH ve FSH hormonlarını salgılar. Kan dolaşımına katılan bu hormonlar, yumurtalık rezervine ulaştığında yumurtaların bir kısmının olgunlaşmasını sağlar. Olgunlaşan yumurtalar arasında en sağlıklı olanı, içinde bulunduğu folikülü çatlatır ve ardından yumurtalıklarla rahim arasında bir kanal görevi gören fallop tüplerine atılır. Yumurtanın fallop tüplerinde erkek üreme hücresi sperm ile karşılaşması durumunda döllenme gerçekleşir. Ardından döllenen yumurta, rahime ilerler ve embriyo gelişimini burada sürdürür. Tüp bağlama yönteminde yapılan işlem, döllenmenin gerçekleştiği fallop tüplerinin cerrahi olarak bağlanmasıdır. Dolayısıyla yumurtalık ile rahim arasındaki bağlantı kesilir. Yumurta ve sperm bir araya gelemez ve böylece gebelik önlenir. Tüp bağlama işlemi, tüplerin bağlanması, yakılması, kesilmesi ya da tüplerin tamamen alınması ile yapılabilir. Bu noktada hangi yöntemin seçileceği kişinin tekrar gebe kalmak isteyip istemediğine bağlıdır. Kişi bir daha kesinlikle doğal yollardan gebe kalmak istemiyorsa tüpler kesilerek ya da yakılarak bağlanabilir.

Tüp bağlama ameliyatı nasıl yapılır?

Tüp bağlama yöntemi, daha fazla çocuk yapmak istemeyen, tübal rahatsızlığı ya da yumurtalık kanseri riski bulunan kişilere ve gebeliğin anne adayının hayatı için riskli olduğu, var olan genetik bozuklukların çocuğa aktarılmasının önlenmesi gibi durumlarda uygulanır. Operasyondan önceki aşamalarda kişi, hekimiyle birlikte bu yöntemin kendisi için en iyi yöntem olup olmadığına karar vermelidir. Ameliyattan ya da sezaryen ile doğumdan önce hastaya damar yolu açılır. Kişi için uygun olan anestezi türü uygulanır. Laparoskopik cerrahi yöntemi ya da halk arasında yaygın olarak bilinen adıyla kapalı ameliyat türünde göbek deliği yakınına küçük kesiler açılır. Bu kesilerden operasyonun yürütülmesine olanak tanıyan optik görüntüleyici ve cerrahi el aletleri sokulur. İşlem sırasında görüş alanının ve hareket alanının genişlemesi için karın bölgesine karbondioksit gazı verilir. Ardından fallop tüpleri bağlanır. Cilt yüzeyindeki kesilerin kapatılmasının ardından operasyon tamamlanır ve hasta uyandırıldıktan sonra dinlenmesi için hasta odasına alınır. Operasyonun ardından ilk saatlerde anesteziye bağlı olarak bulantı hissinin olması normaldir. Ağrının şiddetine bağlı olarak kişiye mevcut damar yolundan ağrı kesici ilaçlar verilebilir. Birkaç saat sonra kişi beslenebilir. Tüp bağlama işleminin ardından kişi, aynı gün veya ertesi gün taburcu edilir. İlk 24 ila 36 saat boyunca bir miktar ağrının olması normaldir. Bu ağrı, operasyon sırasında verilen karbondioksit gazından kaynaklanır. Laparoskopik yöntemle yapılan diğer tüm cerrahi operasyonlarda olduğu gibi tüp bağlama işlemi sonrasında da kesi alanı az olduğu için iyileşme hızlıdır.

Tüp bağlama yöntemi adet düzensizliğine yol açar mı?

Tüp bağlama yönteminde kişinin yalnızca yumurtalıkları ile rahmi arasındaki bağ kesilir. Farklı bir deyişle kişinin üreme ya da endokrin sistemine müdahalede bulunulmaz. Kişinin hormonal düzeninde bir değişiklik olmaz. LH ve FSH hormonları, önceden olduğu gibi salgılanmaya devam eder. Hormonların salınımına bağlı olarak yumurtalıklarda bulunan yumurtalar aynı şekilde olgunlaşmaya, çatlamaya ve fallop tüplerine atılmaya devam eder. Gebeliğin oluşmadığı durumlarda olduğu gibi rahim duvarı olarak bilinen endometrium kalınlaşmaya ve incelmeye devam eder. Yani kişinin âdet döngüsünde bir farklılık olmaz. Kalınlaşan rahim duvarı, önceden olduğu gibi hormonların etkisiyle incelir ve rahmin iç dokusu, bir miktar kanla birlikte vajinal yoldan vücut dışına atılmaya devam eder. Dolayısıyla kişi, eski düzeninde âdet görmeye devam eder. Diğer bir deyişle tüp bağlama işlemi ile âdet düzensizliği arasında bir ilişki bulunmaz.

Tüp bağlama yöntemi menopozu tetikler mi?

Tüp bağlama yönteminde fallop tüpleri bağlanarak, sadece kadın üreme hücresi olan yumurta ile spermin fallop tüplerinde bir araya gelmesi engellenir. Tüp bağlama operasyonu sonrasında kişinin hormonal düzeninde bir değişim olmaz. Dolayısıyla kişinin menopoza girmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Kişi normal süreçte yaşamına devam eder. Kişinin cinsel isteğinde, âdet düzeninde, hormonal dengesinde bir farklılık yaşanmaz.

Tüp bağlama yöntemi sonrasında tekrar hamile kalınabilir mi?

Son derece etkili bir doğum kontrol yöntemi olan tüp bağlama yöntemi öncesinde kişinin tekrar hamile kalmak istemediğinden emin olması gerekir. Bu konuda kişinin aklında en küçük bir şüphe bile bulunmaması gerekir. Gelecekte gebe kalmak isteyen kişilerin bu yöntem yerine farklı doğum kontrol yöntemlerine yönelmesi önerilir. Tüp bağlama yönteminde yapılan işlem, mikrocerrahi yöntemleri ile geri döndürülebilir olsa da kişinin doğal yollardan gebe kalma ihtimali yarı yarıya düşer. Farklı bir deyişle tüp bağlama yöntemi sonrasında doğal yollardan gebelik elde edilme şansı düşüktür. Oluşan gebeliklerin ise dış gebelik ile sonuçlanma ihtimali yüksektir. Tüp bağlama işleminden sonra doğal yollardan gebelik şansı düşük olsa da üremeye yardımcı tüp bebek yöntemi ile gebe kalınabilir. Çünkü bu yöntemde anne adayının yumurtalıklarında olgunlaşan yumurta, laboratuvar ortamında baba adayının spermi ile döllendikten sonra meydana gelen embriyo, anne adayının rahmine yerleştirilir.

Tüp bağlama yöntemi kimler için uygundur?

Son derece etkili bir aile planlaması yöntemi olan tüp bağlama yöntemi, kişiyi ömür boyu gebe kalmaktan korur. Kişi tekrar gebe kalmak isterse tüp bağlama işlemi mikrocerrahi yöntemiyle yapılan işlemle geri döndürülse de bu işlem sonrasında kişinin doğal yollardan gebe kalması mümkün olmayabilir. Bu yüzden tüp bağlama ameliyatı öncesinde alınan karar, tekrar tekrar değerlendirilmelidir. Tüp bağlama yöntemi, tekrar çocuk sahibi olmak istemeyen, tıbbi gerekçelerle çocuk sahibi olmak istemeyen, bilinçli ve gönüllü olarak karar veren kişiler için uygundur.

smear-1024x682

Simir testi nedir?

Simir testi nedir? (Smear testi)

Simir testi (Smear) nedir? Birçok kadından istenen simir testi (Smear) hangi hastalıkların bulunması için istenir? İşte Simir testi (Smear)hakkında bilmeniz gerekenler…

Simir testi (Smear) 18 yaşını geçen çoğu kadından istenen testlerden biridir. Peki Simir testine için istenir? Test sonuçlarında hangi hastalıklar bulunabilir? Test nasıl yapılır? İşte Simir testi (Smear) için merak edilen ve bilinmesi gereken her şey…

Simir testi (Smear) enfeksiyon ve kanser değerlendirmeleri yapabilmek için yapılan bir testtir.  Aynı zamanda rahim ağzı hakkında da bilgi  vermesi için yapılan kadınlara özel bir test olan simir testi birçok taramayı yapmış olur.Simir testi, CVS (Cervico- vaginal smear testi), PAP testi veya  PAP smear testi olarak da adlandırılır.

Simir testi (Smear) ne için yapılır?

Genellikle 18 yaşına gelmiş ve cinsel ilişki yaşamış kadınlardan istenen Simir testi  özellikle rahim ağzı kanseri için erken tanı sağlamaktadır. Jinekolojik kontrollerin en önemli rutinidir.

Simir testi (Smear) nasıl yapılmaktadır?

Vücutta kendini yenileyen hücreler dökülür. Bu dökülen hücrelerin özel bir işlemle toplanıp yine özel bir işlem ile incelenmesi ile sitolojik inceleme (hücresel inceleme) gerçekleştirilir.

Bu inceleme en çok rahim ağzından alınan örneklerle gerçekleşir ve dokulara zarar vermeyen basit bir işlemdir.

Jinekolojik pozisyonda olan hastanın rahim ağzından alınan sıvı laboratuar ortamında incelenir. Kadın doğum uzmanları tarafından yapılan bu test herhangi bir acıya sebebiyet vermez.

Simir testi (Smear) neden önemlidir?

Eken teşhisin ne kadar önemli olduğunu her fırsatta hatırlatan uzmanlar Simir testinin önemini de buna bağlamaktadır.  Özellikle de kanser hastalığında erken teşhis oldukça önemlidir.

Bu nedenle özellikle kadınlar için hayat kurtaran testler arasına girmiştir.